Ressam, şair, yazar Bedri Rahmi Eyüboğlu, Varlık Yayınları’nda 1953 yılında çıkan “Canım Anadolu” kitabına Bekir Sıtkı Erdoğan’ın ünlü “Hancı Şiiri”nden iki mısra alıntı yaparak başlar:
“Güçbelâ
bir bilet aldık gişeden”
“Yolculuk
başladı Haydarpaşa’dan”
Eyüboğlu,
kitapta istikametlerinin Sivas’ın Şarkışla kazası, oradan Nevşehir’in Ürgüp ilçesi
olduğuna vurgu yaparak şöyle diyor:
“Niyet:
Hayatını filme alacağımız Âşık Veysel’i
köyünde ziyaret. Gaye: Filmin ilk hazırlıklarını sağlamak, köyü köyle, köylüyü
köylünün kendisiyle anlatabilmek.. Maksat: İnceleme. Netice: Bir miktar
ticaret..
Yol
boyunca düşünüyorum. Yirmi beş senedir İstanbul’dayım. Kendi isteğim, kendi
arzum, kendi harçlığımla bir defacık olsun memleket yollarına düşmek nasip
olmadı. Eğer devletin ressamlar için tertiplediği yurt gezileri de olmasaydı
Pendik’ten öteye geçemeyecektik.
Bu
suçun vebalini başkalarının sırtına yüklemek için beyhude yere uğraştım durdum.
Olmadı. Bu konuda milletçe kabahatliyiz. Hadi benim memleket dolaşmaya gücüm
yetmez, fakat niçin gücü yetenler Pendik’ten ileri gidemez, soluğu derhal
Avrupa’da alır.”
EYÜBOĞLU’NUN SAİT FAİK’TEN ÖĞRENDİĞİ
Bedri Rahmi Eyüboğlu, meslek hayatının kendisini zorladığını belirterek; “Serde batıda edindiğim bir zanaat: Ressamlık vardı. Anadolu Kavağı senin, Edirnekapı benim. On beş sene bu şehri dolaştık durduk. İstanbul’un kaç karış olduğunu şoförlere, kaptanlara, vatmanlara değil, ressamlara sormalı, bir de ressam gözüyle etrafına bakabilen yazarlara. Ben Galata kulesinin kaç kantar olduğunu, gölgesinin Yüksekkaldırıma nasıl düştüğünü önünden geçerken değil, Sait Faik’i okurken öğrendim. Peki iyi; Anadolu’yu kimden öğreneceğiz?” diye hayıflanıyor..
Ben
de lise ve gazetecilik hayatımın geçtiği Cağaloğlu’nu yeterince tanıyamadığım
için hayıflanıyorum. Yıllarca yokuşundan bir aşağı bir yukarı inip çıktığım
“Babıâli Yokuşu”nda nice bilmediğim yerler olduğunu yeni yeni öğreniyorum.
Bunlardan
bir tanesi tüm edebiyatçılarımızın, yazarlarımızın, şairlerimizin bir şekilde
uğradığı, sohbet ettiği, eserlerini yayınlattıkları 1946 yılında Yaşar Nabi Nayır tarafından kurulan “Varlık Yayınları”nın yeridir.
BEN DE MÜMTAZ’DAN ÖĞRENDİM
Gazetecilik okulundan arkadaşım Mümtaz Dağtekin’le Cağaloğlu’ndaki hâlâ 1950’lerin, 60’ların havasını soluduğumuz bürosunda sohbet ederken, bulunduğumuz yerin Yaşar Nabi Nayır’ın yayınevini yönettiği bürosu olduğunu öğreniyor, küçük dilimi yutacak gibi oluyorum.
Babıali
Yokuşu’ndan Cağaloğlu’na çıkarken sol kolda ikinci bina numara 40 Edes Han’da şimdi
Mümtaz ekmek parasını çıkarmaya çalışıyor. İşte Mümtaz’ın ekmek parası
çıkarmaya çalıştığı bu binanın birinci kat ile ikinci katının Yaşar Nabi
Nayır’ın ünlü edebiyatçılarımızı, şairlerimizi ağırladığı bir yer olduğunu
hayretle dinliyor, Babıali’yi yeterince tanımama kızıyorum.
Mümtaz,
Nayır’ın birinci kattaki odasından bitişiğindeki odada bulunan muhasebecisiyle küçük
bir pencere açarak, nasıl konuşma ve evrak alışverişi yaptığını da göstererek
anlattı..
Mümtaz,
Nayır’ın 1946 yılında kurduğu ve eserlerini yayınladığı Varlık Yayınevi’nin, aralarında başta Sait Faik Abasıyanık, Cahit
Sıtkı Tarancı, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Talip Apaydın, Enver Naci Gökşen, Eflatun
Cem Güney, Muhtar Körükçü, Orhan Veli Kanık, Nurullah Ataç, Ziya Osman Saba,
Oktay Akbal, Mahmut Makal, Necati Cumalı, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Behçet
Necatigil, Cahit Külebi, Orhan Kemal, Haldun Taner, Tahsin Yücel gibi birçok
Türk yazar ve şairin de uğrak yeri olduğuna söylüyor..
ERİCH VON DANİKEN VARLIK YAYINEVİ’NDE
Mümtaz, Varlık Yayınları’nın İsviçreli yazar Erich von Daniken’in (1935-2026) yazdığı ve çok satan ilk dünya dışı varlıkları konu alan “Tanrıların Arabaları” adlı eserini Türkiye’de yayınlayan bir yayın evi olduğunu vurguladı. Mümtaz; “Daniken de şimdi içinde sohbet ettiğimiz büroya gelmiş” diyince ortaokul öğrencisiyken okuduğum bu kitap ve içindeki şekiller ile 1992 yılında Türkmenistan’ın başkenti Aşkaabat’ta çektiğim UFO benzeri bu yapı aklıma geldi.
Mümtaz, Edes Han’a yani Nayır’ın bulunduğu birinci kata arma, reklamcılık ve ilancılık işleri yapmak için 1987 yılında geldiğini ifade etti. Geldiği yıl Yaşar Nabi Nayır’ın kızı Filiz Nayır Deniztekin ile damadı Osman Çetin Deniztekin’in ikinci katta çalışmalarını sürdürdüğünü söyleyen Mümtaz; “Yanılmıyorsam 2008 yılında da Piyerloti Caddesi’ne taşındılar. Yakın zamana kadar kızı Filiz Hanım ziyaretime gelirdi. İyi bir komşuluk ilişkimiz vardı” dedi.
Varlık Yayınları, Türk yazar ve şairlerin kitaplarının yanı sıra, Dostoveski, Turgenyev, Gogol, Kafka, Tolstoy, Steinbeck, Hemingway, Balzac, Malraux, Emile Zola, Camus, Sartre gibi ünlü yabancı yazarların da yüzlerce çevirisini yayınlar..
Cahit
Sıtkı Tarancı’nın “Otuz Beş Yaş” şiir kitabı ise yayınevinin ilk şiir
kitabıdır.
Nayır, 25 Aralık 1908 yılında Üsküp’de doğmuş, 15 Mart 1981
yılında İstanbul’da yaşamını yitirmiş, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda da toprağa
verilmiştir.
(Süleyman Boyoğlu)




