SOL YAYIN YÖNETİCİLERİNE 8 BİN YIL CEZA
İLHAMİ SOYSAL’IN
VERİLEN CEZALARA İSYANI
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Gençlik Kolları’nın 1978 yılı Ekim ayı bülteninde
yayınlanan bir araştırmaya göre, “sol
kesim”in 80’ne yakın gazete ve dergi yayınladığı görülüyor…
Bundan tam 34 yıl önce (1992) yılında Balıkesir-Ayvalık’ta
trafik kazasında hayatını kaybeden usta gazeteci-yazar İlhami Soysal da, 12 Eylül 1980 askeri darbe sonrası tutuklanan
gazete ve dergi yöneticilerine verilen cezaları, 1988 yılında Milliyet
gazetesindeki köşesinde ele alır… Soysal, sol dergi ve gazete yöneticilerine
verilen toplam 8 bin yıla yakın cezalar karşısında şaşkınlığını ve üzüntüsünü
gizlemez; “Ne bunlar? Neyin cezaları?” diye isyan eder…
Bugün de CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarda birçok
belediye başkanı ve yüzlerce çalışanı “yolsuzluk ve usulsüzlük yaptıkları”
suçlamasıyla gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, haklarında akıl almaz yıllara
varan cezalar isteniyor. Benzer şekilde gazeteciler de yaptıkları haberler
nedeniyle gözaltına alınıyor, aylar süren tutukluluk sonrası yargı önüne
çıkarılıyorlar. Yani 1980’li yılları aratmayan benzeri uygulamalarla,
olağanüstü bir dönemden geçiyormuşuz gibi aylar süren yargılamalar yapılıyor…
Milliyet gazetesinde 9 Ekim 1978 tarihinde yayımlanan
haberde; “CHP İstanbul Gençlik Kolları’nın ekim ayı bülteninde yayınlanan bir
araştırmaya göre, sol kesimde 80 gazete ve dergi yayınlanmaktadır” deniliyor.
Gençlik Kolları’nın açıklamasında, o dönem Türkiye’de
resmi, yarı-resmi, ideolojik-politik bir yayın organı olmayan tek partinin CHP
olduğu belirtiliyor ve parti merkezinin eğitim ve yayın sorununu yerine
getirmesi isteniyor, şunlar vurgulanıyor:
“Yayın organının veya eğitimin merkezi sorumlu kurullar
tarafından üstlenilmesi çok önemlidir.
Partimizin merkezi ve sorunlu olarak birçok konudaki
görüş, tahlil ve yorumları açıklığa kavuşturulmamışken, bu konuda yayın yapma
hakkı illere ve başka kişilere devredilmemelidir.”
Gençlik Kolları açıklamasında; “Bilinen bütün bu gerçekler
nedeniyle, yayın ve eğitim sorunu-doğrusuyla, yanlışıyla, sevabıyla, günahıyla
merkezi olarak yürütülmelidir...” denilerek, Türkiye’de sol grupların
çıkardıkları yayın ve eğilimleri şöyle sıralıyorlar:
TÜRKİYE İHTİLALCİ
KOMÜNİST PARTİSİ (TİKP) DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:
1-Aydınlık (Aylık)
2-Aydınlık (Günlük gazete)
3-Halkın Sesi (Aydınlık günlük gazete ile birleşti, yayın
hayatına son verdi)
4-Partinin Yolu (Aylık)
5-Halkın Yolu (Haftalık-Yayın hayatına son verdi TİKP
saflarına geçti)
6-Halkın Kurtuluşu (Haftalık gazete)
7-Halkın Kurtuluşu Yolunda Gençlik
8-Parti Bayrağı (Aylık)
9-Yoldaş (HAWAL) (Gizli yayın)
10-Güney (Aylık sanat dergisi-Arnavutluk Emek Partisi
(AEP) doğrultusunda)
11-Eğitimli Gençlik (YDGF doğrultusunda-Eğitim Enstitüleri
için.)
TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ
(TİP) DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:
12-Çark Başak (TİP’in resmi yayını)
13-Yürüyüş (Haftalık)
14-Yurt ve Dünya (3 aylık)
15-Genç Öncü
16-Görev
TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ (TSİP) DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:
17-İlke (Aylık)
18-Kitle (Haftalık)
19-Sosyalist Gençler (SGB doğrultusunda)
20-Genç Sosyalist (SGB doğrultusunda)
21-Yeni Genç İşçi (15 günlük)
22-Gerçek (Haftalık siyasi gazete)
23-Kadın Dayanışması (Barış, Demokrasi, Eşitlik
Mücadelesi-Parti yönetimi ve muhalefeti yayınları olarak)
TEP DOĞRULTUSUNDA
YAYIN YAPANLAR:
24-Emekçi (Aylık)
25-Bağımsız Türkiye (Haftalık)
26-Proleter (Parti yönetimi ve muhalefeti yayınları
olarak)
VP DOĞRULTUSUNDA
YAYIN YAPANLAR:
27-Sosyalist (Haftalık)
28-Devrimci Derleniş
29-İşçi Sınıfı Yörüngesine Çağrı (Aylık)
30-Vatandaş (Aylık)
31-Kıvılcım (İki aylık-Parti yönetimi ve muhalefeti
yayınları olarak, Dr. Hikmet Kıvılcımlı doğrultusunda)
SDP DOĞRULTUSUNDA
YAYIN YAPANLAR:
32-Sosyalist Yarın (Haftalık-İbrahim Kaypakkaya
doğrultusunda)
33-Halkın Birliği (Haftalık)
34-Halkın Ormanı (Orman Köylüleri için)
35-Devrimci Ses
36-Partizan (AEP doğrultusunda)
37-Devrimci Demokrat Gençlik
DEVRİMCİ DEMOKRAT
GENÇLİK (DEVRİMCİ HALK KÜLTÜR DERNEĞİ) DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:
38-Roja Welat (Türkçe-Kürtçe-15 günlük)
39-Özgürlü Yolu (Aylık)
ASDK-DER
(ANTİ-SÖMÜRGECİ DEMOKRATİK KÜLTÜR DERNEĞİ-TÜM DEV-GENÇ) DOĞRULTUSUNDA YAYIN
YAPANLAR:
40-Devrimci Yol (15 günlük)
41-Devrimci Gençlik (15 günlük)
42-Liseli Dev-Genç
43-Dev-Genç (Bağımsızlık ve Demokrasi Mücadelesinde)
“KURTULUŞ” SİYASETİ
DOĞRULTUSUNDA DEVRİMCİ GENÇLER ÖRGÜTÜ (DEV-GÖR) VE DEVRİMCİ ÖĞRENCİLER BİRLİĞ
(DÖB) YAYIN YAPANLAR:
44-Kurtuluş Sosyalist Dergi (KSD)-Aylık
45-Kurtuluş İçin İleri (15 günlük)
46-Kurtuluş (Aylık)
47-Cephe (Emperyalizme ve Oligarşiye karşı-15 günlük)
48-Sürekli Devrim (Aylık)
TROÇKİST
DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:
49-Devrimci Militan (Aylık)
50-Birikim (Aylık-Sosyalist Kültür Dergisi)
51-Tek Yol Devrim (Antalya’da çıkan bölgesel yayın)
52-İşçi Davası (Zonguldak’ta çıkan günlük gazete)
53-Emeğin Kurtuluşu Yolunda IŞIK
54-Devrimci Halkın Yolu (Kapanan Halkın Yolu’na karşı
olanların çıkardığı, devam ettirdiği yayın)
55-Devrimci Teori (Devrimci Halkın Yolu gazetesinin aylık
eki)
56-Yeni Ülke (3 aylık siyasi dergi)
TOPLUMSAL İLERLEME
DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPAN:
57-İlerici Yurtsever Gençlik (İGD doğrultusunda-15 günlük)
58-Liseli Gençlik (İLD doğrultusunda)
59-Kadınların Sesi (İKD doğrultusunda)
60-Ürün (Aylık)
61-Barış ve Sosyalizm Sorunları (Aylık)
62-Katkı (Türkiye Komünistlerinin fikir dergisi-Aylık)
63-Sosyalizm-Teori ve Pratik (Aylık çeviri dergisi
Ankara-Novosti Pres ajansı)
64-Atılım (TKP MK organı-Almanya ve İngiltere baskısı)
65-İşçinin Sesi-İngiltere Türkiyeli İlericiler Birliği
yayın organı
66-Öğrenci Gençlik-aylık-İngiltere Türk Öğrenci
Federasyonu Yayın Organı
67-İlerici Kadın (Aylık-İngiltere Türkiyeli Kadınlar
Birliği yayın organı
68-Yeni Çağ (Aylık-yurt dışı-Genç Emekçiler Birliği-GEB
doğrultusunda)
69-Emeğin Birliği-aylık-Fabrikalar, tarlalar, siyasi
iktidar her şey emeğin olacak)
70-Emeğin Birliği (Yaşasın İşçilerin, yoksul köylülerin,
gençliğin devrimci mücadele birliği-aylık kitle gazetesi)
DEMOKRATİK SOL
DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:
71-Özgür İnsan (Aylık)
72-Özgür Toplum (Haftalık-Demokrasi için toplumcu düşün
olarak çıkıyor)
73-Özyönetim-aylık-Ankara
74-Halk İktidarı-İstanbul
75-Demokrasi İçin Toplumcu Düşün-aylık-Ankara
76-Umut (15 günlük)
77-Tartışma (Aylık-İstanbul-DSDF Demokratik Sol Dernekler
Federasyonu yayın organı
78-Demokratik Sol Bildirge (Aylık-Ankara)
DAYAK VE SAYI
Balıkesir-Ayvalık’ta 22 Eylül 1992 tarihinde geçirdiği
trafik kazası sonucu yaşamını yitiren gazeteci-yazar İlhami Soysal, 12 Ekim 1988’de Milliyet gazetesindeki köşesinde;
“Dayak ve Sayı” başlıklı bir yazı kaleme alır.
İlhami Soysal, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası “sol
yayın” yapan gazete ve dergi sahip ve yöneticilerine istenen bin yılı aşkın
hapis cezasına adeta isyan eder:
“Yedi yüz kırk sekiz yıl altı ay hapis… Altı yüz altmış
bir yıl iki ay hapis… Yüz otuz yıl hapis… Kırk iki yıl hapis… Kırk bir yıl
hapis… Yirmi üç yıl on ay hapis… Ne bunlar? Neyin cezaları?
Sonra da demokrasi… Sonra da insan hakları özgürlük,
Batı’yla bütünleşme falan ha… Hadi canım siz de! Ya da son günlerin moda
deyimiyle: Hayret bir şey!..” diye öfkelenir.
Nasıl öfkelenmesin İlhami Soysal, 1966 yılında Akşam
gazetesi Ankara temsilcisiyken yazdığı yazılar nedeniyle kaçırılıp dövülür.
1972 yılında İstanbul’da “kontrgerilla” elemanlarınca kaçırılıp, 26 gün işkence
edilir.
Soysal, bu cezalar; “1980 öncesinde Balgat’ta rasgele bir
kahveye girip tabancalarla orayı tarayıp bir sürü insanın ölümüne neden olan
‘Balgat Katliamı’ sanıklarının cezaları mı? Değil…” der ve şöyle devam eder:
“Bahçelievler’de bir evdeki TİP’li yedi genci bağlayıp
boğazlayan kanlı katillere verilen cezalar mı? O da değil…
İstanbul Üniversitesi önünde gençlerin üzerine bomba
atanlara verilen cezalar mı? Hayır o da değil…
Prof. Dr. Cahit Orhan Tütengil’i, Prof. Dr. Bedri
Karafakioğlu’nu, yazar Ümit Kaftancıoğlu’nu, DİSK’in eski genel başkanı Kemal
Türkler’i, eski bakanlardan Gün Sazak’ı, diş doktoru Sevinç Özgüner’i,
Malatya’nın eski belediye başkanı ve eski milletvekili Hamit Fendoğlu ile
çocuklarını ve torunlarını bombalı pakatle öldürenlere verilen cezalar mı?
Maraş’taki soykırımı, Çorum’daki kardeş kavgasını yaratanlara biçilmiş cezalar
mı? Hayır bu da değil…”
“Ülkeyi çağ dışı karanlıklara sürükleyen, laikliği, eğitim
birliğini, insan haklarını ortadan kaldıran, devletin görevlilerinin kökü
dışarıda kimi kuruluşlarca maaşa bağlanmasını sağlayan, bu yolda kararlar alıp
imzalar atanlar, ahbap çavuş ilişkileriyle falan dostunun sözüne güvenip ülke
güvenliği için hayati önemde önlemlerle son verip sonra aldatıldıklarını
gördüklerinde ne diyeceklerini bilemeyenlere biçilmiş cezalar mı?.
Yok canım olur mu hiç öyle şey? Peki ülke ekonomisini
batıranlar, enflasyonu yüzde seksenlere fırlatanlar, ulusal bir kurtuluş savaşı
sonrasında kan ve can pahasına kaldırılmış kapitülasyonları yeniden
hortlatanlar, hayali ihracatçılar, karaborsacılar, silah tüccarları, banker
faciasını yaratanlar için mi bu cezalar?”
VERİLEN CEZALAR DÜŞÜNCELERİ AÇIKLAMAYA
İlhami Soysal; “Gene bilemediniz… Bilemezsiniz de” diyip yazmaya devam eder:
“Efendim bu cezalar, üç-beş bin bile sattıkları kuşkulu,
etkinliklerinin ne olduğu hep sorulabilecek kimi sol dergilerin yazı işleri
müdürlerine biçilmiş hapis cezalarının bir bölümü. Evet, ortada silah, kan,
ateş, barut falan yok. Sadece ve sadece yazı çizi, düşüncelerini açıklama ve bu
açıklamalara yardımcı olmak suçlarına verilen cezalar bunlar…
Halkın Kurtuluşu adlı derginin yazı müdürü Veli Yılmaz’a
biçilmiş cezaların toplamı yedi yüz kırk sekiz yıl altı ay ağır hapis… Aynı
derginin bir başka yazı işleri müdürü Osman Taş’a altı yüz altmış bir yıl iki
ay ağır hapis… Halkın Yolu yazı işleri müdürü Alaaddin Şahin’e biçilen ceza yüz
otuz yıl ağır hapis… İlerici Yurtsever Gençlik Dergisi yazı işleri müdürü Erhan
Tuskan’a biçilen ceza yüz yirmi üç yıl ağır hapis… Halkın Sesi gazetesi yazı
işleri müdürü Mustafa Tütüncübaşı’na kırk iki yıl, Bağımsız Türkiye ve Devrimci
Militan dergisi yazı işleri müdürü Mehmet Üzgen’e kırk bir yıl hapis…”
Soysal; “Hepsi bu kadar mı diyeceksiniz. Olur mu? Elbette
ki dahası da var” diyip listenin devamını sıralıyor:
“Savaş Yolu gazetesi yazı müdürü Candemir Özler’e 23 yıl
10 ay ağır hapis, Kitle gazetesi yazı işleri müdürü Bektaş Erdoğan’a 36 yıl,
Partizan dergisi yazı işleri müdürü İrfan Aşık’a 17 yıl, Kitle gazetesi yazı
işleri müdürü Feyzullah Özer’e 17 yıl 6 ay, Genç Sosyalist dergisi yazı işleri
müdürü Hüseyin Ülgen’e 12 yıl, 3 ay, Halkın Kurtuluşu dergisi yazı işleri
müdürü Nevzat Açan’a 21 yıl 7 ay, Birlik Yolu gazetesi yazı işleri müdürü Ali
Babuş’a 18 yıl, Sağlıkçının Sesi dergisi yazı müdürü Fuat Akyürek’e 10 yıl 8
ay, Özgürlük gazetesi yazı müdürü Mustafa Çolak’a 9 yıl 3 ay, Halkın Kurtuluşu
dergisi yazı işleri Galip Demircan’a 15 yıl, Güney Kültür ve Sanat dergisi yazı
yazı müdürü Ersan Sarıkaya’ya 7 yıl 6 ay, Halkın Sesi gazetesi yazı müdürü
Fikret Ulusoydan’a 66 yıl, Halkın Birliği dergisi yazı işleri müdürü Mete
Dalgın’a 30 yıl, Kıvılcım dergisi yazı müdürü Muhittin Göktaş’a 7 yıl 6 ay
hapis… Devrimci Proleterya dergisi yazı işleri müdürü Remzi Küçükertan’a 7 yıl
6 ay hapis…”
CEZASI SAPTANAMAYAN YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
“Bir de yediği toplam cezanın nereler vardığı saptanamayan Emeğin Birliği dergisi yazı işleri müdürü Hacı Ali Özer”in de bulunduğuna vurgu yapan İlhami Soysal, tüm bu gençlerin, bu cezaları yediklerini ve Türkiye’nin dört bir yanındaki hapishanelere dağıtıldıklarını, cezalarını çektiklerini belirtiyor. Soysal, şunları ifade ediyor:
“Ömrü yeten olursa, cezaları bitince salıverilecekler…
Bir de yargılananlar var. İşte onlardan da
saptayabildiklerimizin listesi:
“Semih Özal, Sayıl Silan, Müslim Çolak, Sadun Sönmez, Lemi
Akan, Muharrem Şemşek, Ahmet Taştan, Turgay Fişekli, Tamer Kayaş, Erol Gözmen,
Yalçın Yusufoğlu, Ayşe Nuran Saygılı, Erhan Taşkın, Işık Yurtçu, Ayhan Erkan,
Necdet Onur, İlhan Akalın, Uğur Tekin, Metin Çulhaoğlu, Yunus Er, Atilla Aksu,
Fatma Yazıcı…”
Soysal, daha adlarını saptayamadıkları, bu kadar daha yazar-çizer olduğunu, hepsinin de “yazı suçlusu” ve sol kesimdeki kalemler olduğuna dikkat çekiyor… İlhami Soysal, bu kadar büyük bir kitle oluşturmamakla beraber sağ kesimde de bir çok basın emekçisinin amatörce yazdıklarından çizdiklerinden dolayı hapishaneleri doldurduklarını kaydediyor, yazısını halen kendisiyle ilgili fıkralar anlatılan-yazılan “Kadı Karakuşi”nin adaletine gönderme yaparak bitiriyor:
“Şimdi bu listelere, bu cezalara bakıp da Kadı Karakuş’un
daha sanığı dinlemeden ve savunmasını almadan, ‘Yıkın şunu da atın yüz sopa’
demesi karşısında isyan eden sanığın ‘Sen ya hiç dayak yemedin, ya da sayı
saymasını bilmiyorsun’ demesini gelin de anımsamayın.
748 yıl hapis, 661 yıl 2 ay hapis, 130 yıl hapis… Sonra da
demokrasi… Sonra da insan hakları, özgürlük, Batı’yla bütünleşme falan ha… Hadi
canım siz de! Ya da son günlerin moda deyimiyle: ‘Hayret Bir Şey!’...”
Şimdi aramızda olmayan üstat Soysal, iyi ki bugünleri görmedi, eğer bugün yaşananları görseydi ve şahit olsaydı; “Vay ülkemin ve gazetecilerinin başına gelenlere” diyip sayfalar dolusu bir kitap yazardı...
GÜNAYDIN GAZETESİ’NDEN:
BUNLAR KİM?
Öte yandan, 3 Mayıs 1977 tarihli Günaydın gazetesi, “Fatih’in topundan, Barbaros’un türbesinden, camilerin duvarına kadar her yere yazılar yazan ve olaylar çıkaran grupların amaçlarını açıklıyoruz: Bunlar Kim?” başlığı altında “eylemci gruplar” tarafından yazılıp sokaktaki vatandaşın kimin yazdığını bilmediği ve anlamadığı sloganların sahiplerini açıklamış…
O sıralar sahibi Haldun
Simavi olan gazete, DEV-GENÇ’le
başlamış. Dev-Genç’in yayın organının adı Devrimci Yol olan haftalık bir
dergisi olduğunu belirtiyor, grubun amacını şöyle aktarıyor:
“Daha çok kitlesel gösteriler yaparak halkı devrimci
hareket içinde eğitmek gerekmektedir. Sovyetler Birliği emperyalist değil,
sadece revizyonisttir. Emperyalizmle yerli sermayedarlar içice girip bir blok
teşkil etmişlerdir ve özünde oligarşik bir dikta yönetimini sürdürürler.
Doğu’da ise Kürt halkına milli zulüm uygulanmaktadır. Türkiye’nin Milli
Demokratik Devrim sürecinden geçmesine gerek yoktur. Tek Yol Devrim’dir.”
Dev-Genç’lilerin attıkları sloganların ise; “Tek Yol
Devrim”, “Katil Oligarşi”, “Faşizme Ölüm Halka Hürriyet”, “141-142’ye Hayır”,
“Kahrolsun Faşizm, Yaşasın Mücadelemiz”, “Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı
Kurtuluşa Kadar Savaş” ve “Doğuda Milli Zulme Son”.
Gazete sonra aşağıdaki gruplar ve amaçlarıyla devam
ediyor:
Halkın Kurtuluşu:
Haftalık Halkın Kurtuluşu adlı haftalık bir yayın organı
var. Grubun amacı:
Türkiye’de devrim, Latin Amerika tipi gerilla hareketleri
sürdürülmek suretiyle gerçekleşebilir. Doğuda yaşayan Kürtler ayrı bir halktır
ve bu halka karşı milli bir zulüm uygulanmaktadır. Bu halkın bağımsız bir
devlet olarak varlığını sürdürmesi gerekir. Türkiye’nin feodal yapısını
değiştirebilmek için sosyalist devrimden önce bir Ulusal Demokratik halk
devriminden geçmesi gerekmektedir.
Grubun duvar yazıları ise; “Faşizme Ölüm Halka Hürriyet”,
“Kurdara Azadi”, “Doğuda Referandum”, “Doğuda Milli Zulme Son”, “İşçiler
Sendika Yönetimine”, “Ne Amerika Ne Rusya Bağımsız Türkiye”, “Yaşasın Ulusal
Demokratik Halk Devrimi” ve “Sendika Ağalığına Son”dur.
Halkın Gücü:
Halkın Gücü adlı haftalık bir yayın organı var. Grubun
amacı:
Türkiye’de halk devrimi silahlı ayaklanma ile
gerçekleşecektir. Seçimlere ve parlamentoya dayalı mücadele halkın kurtuluşunu
sağlayamaz. Türkiye’nin toplumsal yapısında, toprak ağalarına dayalı, feodal
ilişkiler varlığını sürdürmektedir. Bu feodal ilişkilerin ortadan
kaldırılabilmesi için bir Milli Demokratik Devrim sürecinden geçilecektir. Bu
sürecin gerçekleştirilebilmesi için gerilla tipi hareketlerle kurtarılmış
bölgeler ele geçirilecektir.
Duvar yazıları; “Yaşasın Halk Savaşı”, “Sovyet Sosyal
Emperyalizmine Hayır”, “Kahrolsun Patron Ağa Devleti”, “Kürtlere Özgürlük”,
“İbrahim Kaypakkayalar Ölmez”, “Ağalık Düzenine Son”, “İşçiler Sendika Yönetimine”
ve “Kahrolsun Sovyet Sosyal Emperyalizmi”dir…
Halkın Yolu:
Halkın Yolu adlı haftalık bir yayın organı var. Amacı:
Türkiye’de halk devrimi ancak silahlı eylemle
gerçekleşebilir. Parlamenter ve seçime dayanan mücadele biçimlerine itibar
etmemek gerekir. Devrime giden yolda Milli Demokratik Devrim sürecinden
geçilmesi zorunludur. Toplumsal yapıda hâla ağırlığını sürdüren, feodal
ilişkiler vardır. Türkiye’de halk devrim hareketine katılmak için bir kıvılcım
beklemektedir. Bu kıvılcım kurtarılmış bölgeler yaratılarak sıçratılabilir.
Duvar yazıları: “Ne Amerika Ne Rusya”, “Kahrolsun Faşist
Diktatörlük”, “İş, Toprak Hürriyet Faşizme Nihayet”, “Kahrolsun Amerikan
Emperyalizmi ve Sovyet Sosyal Emperyalizmi”, “Kürtlere Özgürlük”, “İşçiler
Sendika Yönetimine” ve “Bağımsızlık, Toprak, Özgürlük”…
Halkın Birliği
(İbrahim Kaypakkaya yanlıları):
Halkın Birliği adlı haftalık yayın organı var. Amacı:
Türkiye’de sosyalist devrim silahlı olacaktır. Türkiye halkları parlamenter
demokrasi ve seçimle kurtarılamaz. Türkiye’de kapitalist üretim ilişkileri
hâkim olmakla birlikte toprak ağalığına dayalı feodal ilişkiler de vardır. Bu
nedenle önce, toplum, bir Milli Demokratik Devrim aşamasından geçecektir. Bu
aşamayı sağlayacak iktidarın kurulabilmesi için, gerilla tipi eylemler sürdürülüp
kurtarılmış bölgeler ele geçirilmelidir.
Duvar yazıları: “Sovyet Sosyal Emperyalizmine Hayır”, “Ne
Amerika Ne Rusya Bağımsız Demokratik Türkiye”, “İbrahim Kaypakkayalar Ölmez”,
“İşçiler Sendika Yönetimine”, “Kahrolsun Sosyal Emperyalizm”, “Doğuda Milli
Zulme Son” ve “Kürtlere Özgürlük”…
Sosyal İlerleme
(Türkiye Komünist Partisi-TKP yanlıları):
İlerici Yurtsever Gençlik adlı haftalık, Ürün adlı da
aylık dergileri var.
Grubun amacı: Silahlı mücadele ve gerilla tipi eylemlere
karşıdırlar. Amerika’yı emperyalist bir ülke o Sovyetler Birliği’ni dünyada
sosyalizmin tek temsilcisi olarak görürler. Türkiye’de sosyalist mücadelenin
demokratik yollarla olacağına ve bu nedenle de demokratik hakların
genişletilmesi için mücadele verilmesi gerektiğine inanırlar. Türkiye Komünist
Partisi adlı örgütün, Türkiye’de yasal olarak kurulabilmesi için 141-142’nci
maddelerin kaldırılmasını istemekte…
Duvar yazıları: “Bağımsızlık, Demokrasi ve Toplumsal
İlerleme savaşımında ileri”, “NATO’ya CENTO’ya Hayır”, “Faşizme Geçit Yok”,
“141-142’ye Hayır”, “Bütün Ülkelerin İçileri Birleşin”, “Analar Doğurur
Faşistler Öldürür”, “İleri Demokratik Bir Düzen”, “İşçi Sınıfının Partisine
Özgürlük” ve “Yaşasın Proleterya Enternasyonalizmi”…
Mihriciler (Mihri
Belli yanlıları):
EMEK adlı aylık bir dergi ile Bağımsız Türkiye adlı bir
haftalık dergileri var.
Grubun amacı: Türkiye’de sosyalizmin gerçekleşebilmesi
için toplumun önce bir Milli Demokratik Devrim sürecinden geçmesi
gerekmektedir. Bu sürecin yaşanabilmesi için işçi ve köylülerin öncülüğünde
iktidarın ele geçirilmesi gerekmektedir. İktidarı ele geçirmek için işçi ve
köylüler birleşecekler, hatta emperyalizmin baskısı altında olan yerli sermaye
sınıfı bile işçilerin yanında saf tutacaktır. Çeşitli sınıfların bir araya
gelmesiyle oluşan iktidar Milli Demokratik Devrim yapacak ve Türkiye’de
sosyalizmi kuracaktır…
Duvar yazılar: “Bağımsız Türkiye”, “Kahrolsun Faşizm”,
“Gerçekten Tam Demokratik ve Bağımsız Türkiye”, “NATO’ya CENTO’ya Hayır” ve
“Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi”…
Aydınlıkçılar (Doğu
Perinçek ve Çin Cumhuriyeti yanlıları):
Aylık AYDINLIK, haftalık Halkın Sesi yayınları var. Grubun
amacı: Amerika olduğu gibi Rusya da emperyalist amaçlarla hareket etmektedir.
Savaş her ikisine karşı da verilmelidir. Türkiye’de toprak ağalığına dayanan
feodal ilişkileri ortadan kaldırmalıdır. Toprak ağalarının topraklarına el
konulup, köylülere dağıtılması gereklidir. Doğuda yaşayan Kürtler ayrı bir
halktır. Ancak Türk halkı ile Kürt halkının mücadelesi ortaktır. Türkiye’nin
Sovyetler Birliği ile ekonomik ve kültürel alanda ilişki kurmasına kesinlikle
karşılar.
Duvar yazılar: “Ne Amerika Ne Rusya Bağımsız Demokratik
Türkiye”, “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi ve Sovyet Sosyal Emperyalizmi”,
“Yeni Çarlara Hayır”, “Yeni Çarlarla İşbirliğine Hayır” ve “Kürtler Üzerindeki
Milli Baskıya Son”…
Kurtuluş (Mahir
Çayan’ın görüşlerini savunan):
Bu gruba Kaçaroğlu Grubu da deniliyor. Kurtuluş adlı bir
aylık dergisi, İleri adlı bir haftalık dergisi var.
Grubun amacı: Gerilla tipi eylemler ve kurtarılmış
bölgeler yaratarak Türkiye’de devrimi gerçekleştirmek istemektedirler. Diğer
gruplardan farklı olarak Sovyetler Birliği’ni emperyalist değil sadece
revizyonist olarak nitelemektedir. Parlamenter ve seçime dayanan bir mücadele
biçimine inanmıyorlar. Türkiye’de Milli Demokratik devrim sürecine gerek
yoktur. Tek kurtuluş, Tek Yol Devrim’dir. Devrim gerçekleştiği zaman, toplum
süratle sosyalizmi kuracaktır. Devrimin gerçekleşeceği süreçte çeşitli evrelere
gerek yoktur.
Duvar yazıları: “Sovyet Revizyonizmine Hayır”, “Mahir,
Hüseyin, Ulaş, Kurtuluşa Kadar Savaş”, “Kahrolsun Oligarşik Dikta”, “ Doğuda
Milli Zulme Son” ve “Sovyet Revizyonizmine Son”…
PİM (Pahalılık ve
İşsizlikle Mücadele Derneği):
Sosyalist adlı haftalık bir dergisi var. Amacı: Türkiye’de
işçi sınıfı iktidarı genel grev ve kitlesel eylemler sonunda kurulabilir. Bu
nedenle, işçi direniş komiteleri örgütlenip, işçiler eylem içinde
eğitilmelidirler. Halka, işsizlik, pahalılık gibi somut sorunları ve onlara
sömürüyü anlatarak yaklaşmak gerekir. Hikmet Kıvılcımlı’nın çizgisinden yürümek
gerekir. Türkiye’nin toplumsal ve ekonomik yapısını en iyi tahlil eden Hikmet
Kıvılcımlı’dır. Her şey onun kitaplarında vardır.
Sloganları: “Örgütsüz Halk Köle Halktır”, “Kahrolsun
Faşizm”, “Bağımsız Türkiye”, “Sosyalist Devrim”, “Genel Grev Hakkı”, “Herkese
İş Köylüye Toprak” ve “İşçiler Sendika Yönetimine”…
Emeğin Birliği:
Emeğin Birliği adlı yayın organı var. Grubun amacı:
Türkiye’deki mevcut iktidar Amerikan Emperyalizminin işbirlikçisidir. Onunla
bütünleşmiş ve organik bağlar kurmuştur. Türkiye’de, mevcut sermaye iktidarına
olduğu kadar Amerikan emperyalizmine karşı da savaşmak gerekir. Devrim,
kitlelerinin örgütlenmesi ve siyasal hayata ağırlıklarını koymasıyla
gerçekleşecektir. Devrimci hareket koşulların elverdiği biçimde, gerek silahlı
yolla ve gerekse demokratik hareketlerle gerçekleştirilecektir.
Duvar yazıları: “Kahrolsun Oligarşik Dikta”, “Kahrolsun
Amerikan Emperyalizmi”, “Bağımsız Türkiye”, “Kürt Ulusu Üzerindeki Milli
Baskıya Son” ve “Devrimciler Ölür Devrimler Ölmez”…
Proleter:
Proleter adlı haftalık yayın organları var. Amaçları:
Mihri Belli Grubu’ndan kopan bu grup, Türkiye’de, acil görevin bir Milli
Demokratik Devrim işçi sınıfının öncülüğünde olacak, sonra sosyalizme
geçilecektir. Türkiye, Amerikan emperyalizminin kesin sömürüsü ve boyunduruğu
altındadır. Bu boyunduruktan kurtulmak için kitlesel eylemler düzenlemek ve
işçi sınıfının partisini kurmak gerekir. Bu parti sosyalizme gidecek yolda
rehber olacaktır.
Duvar yazıları: “Tam Bağımsız ve Demokratik Türkiye”, “ Kahrolsun
Faşizm”, “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi”, “Bağımsız Türkiye”, “Herkese İş”,
ve “NATO’ya CENTO’ya Hayır”…
Devrimci Doğu Kültür
Dernekleri (DDKD):
Yayın organı Özgürlük yoludur. Grubun amacı: Doğu Anadolu
bölgesinin aslında Kürtlerin öz toprakları olduğunu ve burada bir Kürt
devletinin kurulması gerektiğini savunuyorlar. Türkiye’nin bu bölgeyi, sömürge
haline getirdiği ve Türk halkının Kürt halkını sömürdüğünü ileri sürüyorlar. Bu
sömürüye son vermek için Kürt halkının mücadele vermesi gerektiği ve bağımsız
bir devlet olması gerektiği belirtiyorlar. Kürt halkı bağımsızlığını kazanırken
Kürt milli burjuvazisini de yanına alacaktır. Kürt bağımsızlığı gerçekleşince
Kürt burjuvalarının hesabı görülecektir.
Duvar yazılar: “Kurdara Azadi” , “Kahrolsun Sömürgecilik”,
“Doğu’da Milli Zulme Son”, “Amerikan Emperyalizmine Hayır”, “Kürtlere Özgürlük”
ve “Her Türlü Sömürgeciliğe Paydos”…
Türkiye Halk
Kurtuluş Partisi Cephesi THKP-C(Mahir Çayan’cı grup):
Yayın organı yok. Grubun amacı: Türkiye’de sosyalist
devrim ancak silahlı ayaklanmayla gerçekleşebilir. Latin Amerika ülkelerinde
olduğu gibi, Türkiye’de de gerilla tipi mücadele başlatılmalıdır. Özellikle,
kentlerde gerilla tipi eylemler başladığında halk harekete geçecektir. Halkın,
harekete geçmesi için her türlü birikim ve neden hazırdır. Yeter ki hareketi
halka sıçratalım. Kentlerde, devrimci terör yaratıp, burjuvazinin yıkılmasının
ne kadar kolay olduğunu halka göstermek gerekmektedir.
Duvar yazılar: “Mahir, Hüseyin, Ulaş, Kurtuluşa Kadar
Savaş”, “Tek Yol Devrim”, “Kızıldere’yi Unutmayacağız”, “Kahrolsun Oligarşik
Dikta”, “Çayan seni unutmadık” ve “Ulaşlar Ölmez”…
Komandolar (MHP’ye
yakınlığıyla bilinen):
Devlet adlı haftalık yayın organları var.
Grubun amacı: “Toplumda sağ ideolojinin gerçekleşmesini
istiyorlar. En az 100 milyon nüfuslu bir Türkiye’nin kurulmasından yanadırlar.
Bu yüzden de doğum kontrolüne karşıdırlar. Türkiye’de, komünizmin hızla
yayıldığını iddia edip komünist tehlikeye karşı silahlı mücadeleyi önermekte ve
silahlanmaktadırlar. Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışındaki Türklerin de
esaretten kurtarılarak Milli bayrak altında toplanmasını istemektedirler.
Sloganları: “Tanrı Türkü Korusun”, “İşçi Fabrikaya Ortak”,
“Vietnam Değil Türkistan”, “Başbuğ Türkeş”, “Kahrolsun Komünizm”, “Kızıl
Köpeklere Ölüm”, “Komünistler Moskova’ya” ve “100 Milyonluk Türkiye”…
Akıncılar (Milli
Selamet Partisi-MSP’ye yakın grup):
Yayın organı yok. Grubun amacı: Türkiye’de şeriata dayalı
bir devlet kurulmasından yanadırlar. Şiddet hareketlerine karışmaktan,
titizlikle kaçınmaktadırlar. Kur’an-ı Kerim esasına dayanan ve onu rehber
edinen bir toplumun kurulmasından yanadırlar. Türkiye’de, ahlakın özellikle
Atatürk ideolojisiyle büyük çapta dejenere edildiğine inanmaktadırlar. Ortak
Pazar’a karşıdırlar. Milli Sanayiye, Milli Tarıma, İslam Ortak Pazar’a dayalı
bir toplumdan yanadırlar.
Duvar yazıları: “Kurtuluş İslâm’dadır”, “ “Önderimiz
Kur’an’dır”, “Milli Ahlak, Milli Görüş”, “Yeniden Büyük Türkiye”, “Tek Yol
İslâm”, “Önce İman”, “Büyük Türkiye’ye Giden Yol İslâmdan Geçer”, “Önderimiz
Kur’an Yolumuz İslâm” ve “İşçi Fabrikaya Ortak”…
Bu arada, örgütler birbirlerinin özellikle geceleri
yazdıkları duvar yazılarına da müdahale ediyorlar.
“AP” yazan bir yazının başına S ekleyip “SAP” yapmak mı dersin, CHP’nin C’sini O
yapıp, P’sini de A yapıp “OHA” yazan
mı dersin, DİSK’in sonuna O ekleyip DİSKO
yazan mı dersin, MHP’nin H ile P’sini değiştirip bir de X işareti koyup MARX yapan mı dersin, MSP’nin M’sinin
önüne İ, P’sini A yazıp İMSAK yazan
mı dersin, TSİP’in T’sinin önüne ve sonuna A yazıp ATSİPA yazan mı dersin, bir mücadeledir alıp başını gitmiş..
(Süleyman Boyoğlu)
Not: Gazetelerden yararlanarak hazırladığım bu yazıda, 1980 öncesi gruplar, özellikle 1977 yılına kadar bilinen gruplar ve onlarla ilgili bilgiler ve yorumları aktarabildim. Bu tarihten sonra da birçok grup oluştu. 1977 sonrası kurulan örgüt ve yayınları konusunda bilgiler edinebilirsem, onları da bu blokta yayınlamak istiyorum.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder