14 Kasım 2012 Çarşamba

BÂB-I ÂLİ'NİN SOFRALARI...


BÂB-I ÂLİ'NİN ÇINARLARINDAN HİKMET ANDAÇ,
SELAMİ TURGUT GENÇ, ZAFER ATAY, SERACEDDİN 
ZIDDIOĞLU,  BÂB-I ÂLİ’NİN SOFRALARINI ANLATTILAR:

                          MUZAFFER’İN YERİ “SOFRA”

        Cağaloğlu’nda Nuruosmaniye Caddesi’nde, CHP eski İstanbul İl Başkanlığı’nın karşısında  “Sofra” adında bir kebapçı vardı. Döneri, iskenderi meşhurdu... Sahibinin adı Muzaffer idi. Muzaffer sosyalist bir insandı. Babıâli’nin düşünürleri, emekçileri, yazarları, çizerleri, romancıları ve yayıncılarının çoğunluğu Sofra lezzetini tatmıştır. Yemek yerken de sofra muhabbetleri yapar, bir sofra kültürü oluştururlardı. Gazete mutfağından sofra mutfağına transfer olan bu zevat, büyüğünden küçüğüne o yemek seansı içinde hoş bir zaman geçirirlerdi.
      Sofra iki katlıydı. Her gün öğle vakti basın mensupları orada bir kucaklaşma gerçekleştirirdi. Bülent Ecevit, Çetin Altan, Yaşar Kemal, Nehar Tüblek, Necati Zincirkıran gibi yazı işleri müdürleri, yazarlar, ressamlar, çizerler Sofra’ya gelirlerdi.
      İskender kebap kayık tipli tabakla gelirdi. Sadece öğlen yemeği yenilirdi.
Sofra 70’in ortalarına doğru kapandı…   

                ÇAMLIK, ÇINAR VE İSTANBUL LOKANTASI

         Babıâli çalışanlarının gittiği Divanyolu Caddesi’nde Çamlık, Çınar adlı lokantalar da vardı. Bir de Molla Fenari sokakta ciğer, köfte ve piyaz yapan Arnavut’un yeri ile Sirkeci’ye inerken solda İstanbul Lokantası vardı. Nuruosmaniye Caddesi'nde Milliyet'in tam karşı sokağında Bilgeoğulları Kebapçısı ile Valiliğin karşısında Vilayet Lokantası vardı.
        Ayrıca Çemberlitaş’ta meşhur bir köfteci daha vardı, o köfteci hâlâ duruyor. Şimdiki Basın İlan Kurumu İstanbul Şubesi’nin yakınında ‘Fettah’ın Yeri’ de vardı. Buranın pilakisi ile pilavı meşhurdu…
        Lokanta ve kebapçılardan başka Nuruosmaniye Caddesi’nde bir de şıracı vardı. Bu da uzun yıllar Babıâli çalışanlarına hizmet etti. Sirkeci’de Büyük Postane’ye dönerken sağ başta iki tane de yan yana iki şerbetçi vardı. Birinin adı İzmir Şerbetçisi’ydi. Bunların karadut, mandalina, portakal şurupları meşhurdu. Bugün ise hâlâ varlığını sürdüren Hacıber Şekerci’sinin ‘Demirhindi şerbeti’ beğenilirdi.
(Süleyman Boyoğlu)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder