YAYIN KURULU: Süleyman Boyoğlu, Raşit Yakalı, Ali Kılıç, Gürcan Arıtürk, Rüya Özkalkan. /Bu blog Basın Ahlâk Yasası'na tamamen uyar ve amatör bir ruhla hazırlanır. Yazı ve fotoğraflar izinsiz kullanılamaz. Kullananlar hakkında yasal işlem başlatılır../
5 Mart 2014 Çarşamba
YA UMUTLAR DA OLMASA!..
Siyasiler de tekneler gibi azgın dalgalara yenik düşüp ters dönebilirler! (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)
GÖLGESİNDEN KORKAN ADAM!..
Gölgesinden korkan insan olur mu?
Niye olmasın!
Bu kadar arsızlığın, hırsızlığın hüküm sürdüğü
Doğruları söyleyenlerin sürüm sürüm süründürüldüğü
İnim inim inletildiği
Bir ülkede insan gölgesinden korkmaz mı?
(Yazı ve fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)
1. ESKİŞEHİR ENERJİ VE ÇEVRE KONFERANSI...
Eskişehir Osmangazi ve Anadolu Üniversitelerinde bulunan iki enerji kulübünün birlikte düzenlediği "1. Eskişehir Enerji ve Çevre Konferansı", 9 Mart Pazar günü Anadolu Üniversitesi Salon 2009'da gerçekleştirilecek. Şehir içinden ve şehir dışından sektöründe uzman konuşmacılar ve akademisyenlerin katılacağı konferansa öğrenciler ve vatandaşlar davetlidir.
28 Şubat 2014 Cuma
27 Şubat 2014 Perşembe
FENAMİZAH...
FENAMİZAH e-derginin 25. sayısı yayımda. Yayın Yönetmenliğini Aziz Yavuzdoğan'ın yaptığı Mart 2014 sayısında 39 ülkeden 125 isim yer alıyor.
NASİP OLSA YİNE GİTSEM YAYLAYA...
(Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)
Nasip olsa yine gitsem yaylaya
Doya doya baksam suna boyluya
Senin için yalvarayım Mevlaya
Belki seni bana yazar yaradan
Yüce dağ başında pınar gözüsün
Sürüden seçilmiş körpe kuzusun
Güzeller güzeli yayla kızısın
Belki seni bana yazar yaradan
Aşık Talibi Coşkun
Nasip olsa yine gitsem yaylaya
Doya doya baksam suna boyluya
Senin için yalvarayım Mevlaya
Belki seni bana yazar yaradan
Yüce dağ başında pınar gözüsün
Sürüden seçilmiş körpe kuzusun
Güzeller güzeli yayla kızısın
Belki seni bana yazar yaradan
Aşık Talibi Coşkun
26 Şubat 2014 Çarşamba
24 Şubat 2014 Pazartesi
ALEVİ İNANCI BİR SEVGİ DİNİDİR...
Kızılbaş/Alevi inancında, doğa bir bütün olarak korunması
gereken kutsal bir varlıktır. Canlı-cansız hemen her şeyin yaşama hakkı vardır
ve bu hak doğa tarafında teminat altına alınmıştır; insanlara da bu teminatın
denetim ve gözetimi verilmiştir. Bu nedenle insanlar bir yandan doğadan
faydalanırken diğer yandan onu korumak zorunluluğuyla karşı karşıyadırlar.
Toprak, su, hava ve ateş ise korunması gereken dört temel varlıktır ki tüm
evrenin bu dört temel varlığın çeşitli kombinezonların birleşmesinden oluştuğuna
inanılır. Bu yüzden ateş söndürülmez, su, toprak ve hava kirletilmez. Ne yazık
ki, bu güzel istemler, günümüzde ya unutulmuş ya da terk edilmiştir. Hava,
toprak ve su hızla kirletilmektedir. Oysaki atalarımız su kirlenmesin diye
ondan yıkanmayı bile men etmişlerdi. Şimdi bırakalım yıkanmayı, derelerimiz,
çaylarımız, ırmaklarımız bile lağım akmaktadır. Kirlilik yurdun her tarafını
sardığı gibi, doğduğum köy olan Bılece’yi de sarmıştır. Eskiden Bılece’de
istediğin derede veya çayda tasını doldurup kana kana su içebiliyordun. Ya
şimdi öylemi dir? Aşağıda ki şiir bu kirliliğe bir tepki olarak, tarafımdan
2013 Temmuz’unda Bılece’de yazılmıştır. Beğenerek okuyacağınızı umarım.
KUTSALA İNANMAK:
KUTSALA İNANMAK:
Vatan topraksa,
Toprak da bir sevdadır,
Bağrına çekiyor âşık olan insanı,
Uzanarak akıp giden ırmak,
Geçmiş ile gelecek arasındaki bağ misali,
Beni babama, babamı da babasına bağlasa da,
Aynı su değildir.
Olamaz da,
Zaten filozofun biri de “aynı suda iki kez yıkanamazsın”
demiş.
Kirletilmesi yasak olan,
Dört temel kutsal varlık;
Ateş, hava, su ve toprak,
Can çekişiyor,
Hırsı artan, inancı yiten
İnsan elinde.
Kirlenmekten yüzü kızaran,
Tarihin tanığı, Bılece çayı,
Haykırıyor!
Nerede, gönlü sevda dolu,
İnançlı, masum insanlar.
Güneşi, ayı, yıldızları,
Ateşi, havayı, suyu, toprağı
Kutsal bilenler,
Kirletirler mi doğayı?
Ocaklardan ilim irfan alanlar,
Edep erkândan geçerler.
Pirlerden de himmet alırlar.
Doğaya tapan, doğanın çocukları…
Kâbe’si insan olanlar,
Her varlığı kutsal bilirler.
Ziyaretlerde şefaat,
Taştan hüner,
Ağaçtan sevgi dilerler.
Ya nasıl kirletirler,
Kutsal bilinen dünyayı…
23 Şubat 2014 Pazar
KARTAL-DRAGOS ARASI...
Havalar böyle güzel giderse!.. Bu yıl sadece İstanbul değil, Türkiye'nin her tarafında doğru dürüst kış yaşanmadı. Eğer havalar böyle güzel sürer de yerel seçimlerin yapılacağı 30 Mart Pazar günü halkımız da ya pikniğe ya da tatile giderse diye korkuyorum... O zaman ne kızmaya ne de sızlanmaya hakkımız olmaz her halde... (Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)
22 Şubat 2014 Cumartesi
ÜÇ ÇOCUK!..
Bunlar Suriye'den savaştan kaçıp gelenler değil; başı açık, yalın ayak bizim çocuklarımız...
(Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)
Yaşanılası dünyanın
Ne tadı ne tuzu kaldı
Ömür denen şu zamanın
Çoğu gitti azı kaldı
Çalışmadan yiyenlerin
Derimizi giyenlerin
Nice benim diyenlerin
Ne izi ne tozu kaldı
Yırtık ökçe çürük taban
Kurdu kuşu ettik çoban
Gariban daha da gariban
Ne çulu ne bezi kaldı
Bizden geçinen kalleşler
Döner bizi taşlar
Sıvıştı yaren yoldaşlar
Ne sözü ne özü kaldı.
Dertli Divani
KÖY MUHTAR ADAYLARI...
Şehirlerde seçim çalışmaları gürültü ve çevre kirliliğine neden olarak sürerken, Erzincan-Refahiye Sarıkoç Köyü'nün muhtar adayı Özkaya Boyoğlu ile Babaaslan Köyü'nün muhtar adayı Sabahattin Çiğdem, seçim çalışmalarını temiz bir havada gürültüsüz ve çevreyi kirletmeden keyifle sürdürüyor...
(Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)
19 Şubat 2014 Çarşamba
ÇOCUK VE GÜVERCİNLERİ...
Özgürlüğün tadını çıkardığım bir sokağım, bir de
güvercinlerim var.
Okuldan gelince çantamı eve atar, güvercinlerime koşarım.
Onlara avuç avuç yem atar, sokakta bir o yana bir bu yana
koşarım.
Paçalı ve taklacı güvercinlerimi gökyüzüne uçururum.
Dönüp geldiklerinde tek tek saatlerce konuşur,
gagalarından öperim.
(Yazı ve Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)
gagalarından öperim.
(Yazı ve Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


