15 Kasım 2014 Cumartesi

RUMELİ FENERİ FOTOĞRAFLARI...





Büyük umutlarla ülkelerinden kaçıp ülkemize gelen ve çürük teknelerle Karadeniz üzerinden Avrupa ülkelerine geçmeye çalışan insanların umutlarıyla beraber suya gömüldüğü İstanbul'un en uç noktalarından Rumeli Feneri..(Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)

TÜYAP KİTAP FUARI...










İstanbul Beylikdüzü'nde 8 Kasım'da açılan TÜYAP'ın düzenlediği "33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı" yarın (16 Kasım Pazar) sona eriyor. Sergiye her yıl olduğu gibi bu yıl da çocuklar büyük ilgi gösterdi...
(Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)

30 Ekim 2014 Perşembe

YEDİGÖLLER FOTOĞRAFLARI...

























                                             (Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)

25 Ekim 2014 Cumartesi

CUMARTESİ ANNELERİ...









       "Cumartesi Anneleri", çoğunluk 1990'lı yıllarda yüzlerce insanın gözaltında kaybedilmesini protesto etmek ve kayıpların bulunması için yine İstanbul'da Galatasaray Lisesi önünde "oturma eylemi" yaptı.
       Kar-kış, yağmur-çamur demeden 500. haftadır aynı yerde oturma eylemi yapan kayıp yakınlarının bugünkü eylemine siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile çok sayıda yurttaş destek verdi. Basın açıklaması da yapan kayıp yakınları, devletin kayıplardan sorumlu kişilerden hesap sormadığını belirterek,"Gözaltında kaybedilen yakınlarımız bulununcaya kadar mücadelemize devam edeceğiz" dediler.
       Bugün 19 yıl önce Avcılar'da ailesinin ve vatandaşların gözleri önünde kaçırılan ve kaçırılırken "Beni öldürecekler" diye bağıran Fehmi Tosun için bir araya gelen kayıp yakınları ve eyleme destek veren yurttaşlar, 501. haftada buluşmak üzere dağıldılar. Dağılırlarken "Katil devlet hesap verecek" diye de slogan attılar. (Yazı ve Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)

14 Ekim 2014 Salı

"AYI BOĞAN" EŞREF...



          Eşref Dede, Erzincan Refahiye'ye bağlı Bağzu (Güventepe) köyünde yaşıyor. 107 yaşında olmasına karşın hâlâ rakı içiyor, halay çekiyor... Genci, yaşlısı herkes onu "Ayı boğan Eşref Dayı" olarak biliyor ve saygıda kusur etmiyor.  "Ayı Boğan" lakabını ise yıllar önce köyünün karşısındaki ormanda ayı ile boğuşmasından alıyor. Eşref Dede o zamanlar genç bir adam... Bir grup arkadaşı ile avlanırken, ayı ile karşı karşıya geliyor. Ayı kendisini öldürmek için peşine düşen adamı karşısında bulunca hiç tereddüt etmeden saldırıyor. Önce Eşref Dede ile ölüm kalım mücadelesine giriyorlar. Galip gelen Eşref Dede oluyor.
        Aslında galip gelen Eşref Dede değil de ayı olacakken arkadaşları imdadına yetişiyor, ayıya mermi yağdırarak, hayvanı öldürüyorlar ve Eşref Dede'yi kurtarıyorlar. Eşref Dede, o günleri yeniden yaşıyormuşcasına anlatırken, "Köylü arkadaşlarımla avlanırken, bir anda nasıl oldu bilmiyorum, ayı ile karşı karşıya geldik. Önce hayalarıma saldırdı. Can havliyle sol elimi ağzına soktum. Dilini tutup soluksuz bırakmak istedim. Biz ayı ile böyle alt üst olurken arkadaşlarım yetişti. Ayıya kurşun yağdırdılar. Beni kurtardılar, ama sol elimi dişleriyle parçalamıştı. Uzun tedaviden sonra iyileşti... Bu olaydan sonra arkadaşlarım ve köylülerim beni 'Ayı Boğan Eşref' diye çağırmaya başladılar.
(Yazı ve fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)