21 Nisan 2012 Cumartesi

TGC BAŞARI ÖDÜLLERİ...



     Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) "2011 Yılı Geleneksel Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri" 24 Nisan Salı günü saat 19.30’da Türkiye İhracatçılar Meclisi 'nin (TİM) Yenibosna'daki Toplantı Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerini bulacak. TİM'in desteğiyle düzenlenen törene medya, iş ve üniversite dünyasından 700’e yakın davetli katılması bekleniyor.

     Bu yıl “Gazetecilik Büyük Seçici Kurulu” Turhan Bozkurt, İsmail Ballı, Necdet Doğan, Sevim Ertemur, Ayşe Özek Karasu, Vahap Munyar  ve  Mustafa Mutlu’dan oluştu.

     “Radyo TV Büyük Seçici Kurulu”nda ise Zafer Arapkirli, Engin Başçı, Prof. Dr. Şükran Esen, Sibel Güneş, Nurettin Soydan ,Doğan Şentürk ve Sevinç Yeşiltaş yer aldı.

      İnternet Büyük Seçici Kurulu ise Ercüment İşleyen, Hakan Kara, Erol Önderoğlu,  Prof. Dr. Nurdoğan Rigel, Olay Tan,  Recep Yaşar ve Ahmet Yeşiltepe’den oluştu.


TÜRKİYE GAZETECİLİK BAŞARI ÖDÜLLERİ’Nİ KAZANANLAR:

GAZETECİLİK

Haber:
Siyasal
Kemal Göktaş – Vatan Gazetesi 9-16/12/2011 tarihinde yayınlanan “ Karakolda Kadına Dayak” başlıklı haberleriyle ödüle değer bulundu.

Ekonomi:
Ahmet Can Şit - Radikal Gazetesi-26.08.2011 tarihinde yayınlanan “Herkesin Telefon Bilgileri İnternette Satılıyor” başlıklı haberiyle  ödüle değer bulundu.

Çevre, Eğitim, Sağlık (Toplum Ödülü):
Cemal Doğan -Habertürk Gazetesi–24.12.2010 tarihinde yayınlanan “Koca Dayağı” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu.

İlker Akgüngör – Vatan  Gazetesi- 18.11.2011 tarihinde yayınlanan “Güvercinliğe Yeni Kafes” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü.

Sibel Kahraman-Gökhan Karakaş-Milliyet Gazetesi-28-29/03/2011 tarihinde yayınlanan  “ Tesadüfün Böylesi” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü.

Nurettin Kurt- Hürriyet Gazetesi- 14.12.2011 tarihinde yayınlanan “Böbreğimi Geri Ver” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü.


Kültür Sanat-Magazin
Eyüp Kelebek-Doğan Haber Ajansı-03.08.2011 tarihinde yayınlanan “Bu Mutfak Dünya Tarihine Geçer” başlıklı  haberiyle ödüle değer bulundu.

Kıvanç El-Vatan Gazetesi-01.11.2011 tarihinde yayınlanan “Tosun Paşa’nın 4 Dakikası Kesildi ” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü.

Spor:
Engin Belli- Nihat Uludağ- Habertürk Gazetesi 07.07.2011 tarihinde yayınlanan “Nereden nereye” başlıklı haberiyle ödüle değer bulundu.

Mehmet Arslan-Hürriyet Gazetesi–14.09.2011 tarihinde yayınlanan “28 Milyon TL.’ yi  68 Kişi Paylaştı” başlıklı haberiyle övgüye değer görüldü.

Köşe Yazısı:
Özgür Mumcu-Radikal Gazetesi–02.06.2011 tarihinde yayınlanan “Hopa ve Eşkiyalar” başlıklı yazısıyla ödüle değer bulundu.

Araştırma:

Kutup Dalgakıran-Bülent Ergün-Mehmet Yamandağ-Sabah Gazetesi-15-18/05/2011 tarihinde yayınlanan “Sınırda Ölümle Dans” başlıklı araştırmasıyla övgüye değer görüldü.

Röportaj:

İsmail Saymaz -Radikal Gazetesi–01.05.2011 tarihinde yayınlanan “Ben Vazifemi Yaptım” başlıklı röportajıyla ödüle değer bulundu.

Zeynep Bilgehan-Hürriyet Gazetesi–13.11.2011 tarihinde yayınlanan “Kızına Ötenazi Uygulayan Anne” başlıklı röportajıyla övgüye değer görüldü.

Spor Köşe Yazısı:

Uğur Meleke-Milliyet Gazetesi- 18.04.2011 tarihinde yayınlanan “Utanma Duygumuzu Kaybettik. Hükümsüzdür”başlıklı yazısıyla ödüle değer bulundu.

Okay Karacan-Zaman Gazetesi–14.08.2011 tarihinde yayınlanan “Spor Dilinde Devrime İhtiyaç Var” başlıklı yazısıyla övgüye değer görüldü.

Sayfa Düzeni:
a)  Birinci Sayfa Düzeni:
Fikret Ercan-Hürriyet Gazetesi–24.10.2011 tarihli sayfasıyla ödüle değer bulundu.
Yunus Emre Yıldırım-Zaman Gazetesi-29.09.2011 tarihli sayfasıyla övgüye değer görüldü.

b)  İç Sayfa Düzeni:
Mana Güzey-Star Gazetesi 06.10.2011 tarihli 19. sayfasıyla ile ödüle değer bulundu.

c)  Spor Sayfası Düzeni:
      Burhan Solak-Zaman Gazetesi–31.03.2011 tarihli sayfasıyla ödüle değer bulundu 

Ersin Öztekin- Cumhuriyet Gazetesi- 04.07.2011 tarihli sayfasıyla övgüye değer görüldü.

Karikatür:
Latif Demirci-Hürriyet Gazetesi- 20.07.2011 tarihli “Kapıya Medyadan Sineklik Yaptırdım” karikatürü ile  ödüle değer bulundu.
Fotoğraf:
Ercan Arslan –Milliyet Gazetesi-23.09.2011 tarihli “Şener’e Uzan Davasından Beraat” başlıklı fotoğrafı ile ödüle değer bulundu.


TELEVİZYON-RADYO

TV Haber Dalında
Burak Ersemiz-Show TV’de 10.11.2011 tarihinde yayınlanan “Van Depremi”  haberiyle ödüle değer bulundu.
Mesut Sert- Hüseyin Yılmaz- NTV’’de 12.05.2011 tarihinde yayınlanan “Ladin Operasyonu” haberiyle övgüye değer görüldü.

TV Haber Program dalında
Cüneyt Özdemir-CNNTÜRK’te  25.02.2011 tarihinde yayınlanan “Seyfülislam Kaddafi”  programı ile ödüle değer bulundu.
TV Belgesel Dalında:
Nazım Alpman-İz TV’de  2011 yılında  yayınlanan “Faili Meçhul Zamanı” belgeseliyle  ödüle değer bulundu.

TV Kültür –Sanat- Magazin Programı dalında
Mehmet Yaşin-CNNTÜRK’te 2011 yılında yayınlanan “Lezzet Durakları” programıyla ödüle değer bulundu

TV Spor Programı Dalında
Bu dalda ödül verilmedi

TV Kamera Çalışması Dalında:
Tuncay Şubaşı-TV8’de 12.11.2011 tarihinde yayınlanan “Kartepe Eylemcisinin Vurulma Anı” görüntüleri ile ödüle değer bulundu.
Deniz Pirinçciler-Show TV’de 10.11.2011 tarihinde yayınlanan “Van Kadın Doğum Hastanesi” görüntüleri ile övgüye değer görüldü.

Radyo  Haber Program Dalında:
Atilla Güner-Radyo Kuzey’de 16.11.2011 tarihinde yayınlanan “Atilla Güner’le Akşam Postası” programıyla  ödüle değer bulundu.

İNTERNET:
BİANET ödüle değer bulundu.
BBC TÜRKÇE Servisinden çalışması ile Hüseyin Alkan övgüye değer görüldü.

NEZİH DEMİRKENT ÖZEL ÖDÜLÜ:
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu 2011 Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri Nezih Demirkent Özel Ödülü’nün yazıları ve akademik çalışmalarıyla ülke ekonomisinin gelişmesine yaptığı katkılar ve ekonomiye yerel bazda yaptığı destek dikkate alınarak, Dünya Gazetesi yazarı Rüştü Bozkurt’a verilmesini oybirliği ile kararlaştırmıştır.

TARİHİ SURLARLA BÜTÜNLEŞEN GÖKDELENLER...

                                                             (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)

KADIKÖY'DE BİR SOKAK VE KABLO USTASI...

Kadıköy'de bir sokağın kaldırımında yeraltı telefon kablolarını onaran usta, işine öyle bir yoğunlaşmış ki yanından geçip gidenleri ve fotoğrafının çekildiğini bile fark etmiyor... (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu) 

20 Nisan 2012 Cuma

BÂB-I ÂLİ'DEN UZAK KALANLARA...

                                   Bâb-ı Âli'yi özleyen tüm meslektaşlara bir 
                                      Bâb-ı Âli Yokuşu fotoğrafı...
                              (Fotoğraf: Halen Bâb-ı Âli'de yaşamaya çalışan bir gazeteci...)

19 Nisan 2012 Perşembe

YENİ TOPKAPI-YENİ SULUKULE...





İlk dört karede 90'lı yıllara kadar Anadolu ve Trakya'dan İstanbul'a, İstanbul'dan da bu bölgelerin illerine yolcu taşıyan otobüslere ev sahipliği yapan, gelen gideni ağırlayan ve bir çok insana ekmek kapısı olan Topkapı, yeni çehresiyle herkesi büyülüyor. Ancak, beşinci karede "Kentsel Dönüşüm Projesi" kapsamında yerlerinden edilen "Roman" vatandaşlarımızın boşalttığı Sulukule'nin yeni görünümü ile hemen arkasındaki planda yükselen gökdelenler ise şaşırtıyor... (Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)

YORUMSUZ...

                                                        (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)

BÂB-I ÂLİ'NİN ÇINARLARI ANLATIYOR...




                       TGC GENEL SEKRETER YARDIMCISI ZAFER ATAY:
                    "BİLGİSAYARA GEÇEN İLK GAZETE YENİ ASIR'DIR"

          Türkiye’de gazetede ilk bilgisayarlı sistemi getiren İzmir’de yayınlanan Yeni Asır gazetesi oldu. 1980’lerin başında Dinç Bilgin’in dedesinden-babasından devralarak çıkardığı Yeni Asır’da daktilo devri, kalemle çizgi devri kapandı. Bunu bana bir İzmir ziyaretim sırasında bizzat gazete binasını gezdiren gazetenin sahibi Dinç Bilgin göstererek anlattı. Hatta “Gazetede artık kalemi yasakladım, ama hala gizli saklı kullananlar var” demişti. 
          Bir bilgisayar başına giderek yine Dinç Bilgin, “Bakın kaleme kâğıda ne ihtiyaç var. Bir tuşa dokunarak, çizgiyi çiziyor” diye de göstermişti.
         Bugün 52 yılı doldurduğum meslek hayatımda teleksin de telefotonun da gazetecilikte büyük teknik aşamalar olduğunu yaşadım, ama bilgisayar hepsinden farklıydı. Ondan sonra yavaş yavaş bütün gazeteler bilgisayar sistemine geçtiler.
         Daktilonun bile zor bulunduğu bir dönemde bu mesleğe başlamıştım. Şimdi artık her şey bilgisayar ortamında çözülüyor… (Süleyman Boyoğlu)

18 Nisan 2012 Çarşamba

EMİNÖNÜ DE HAZIR...




James Bond’un son serisi olan ‘Skyfall’ filminin İstanbul Kapalıçarşı’daki çekimlerinin ardından, Eminönü'nde yapılacak çekimleri için hazırlıklar tamamlandı... (Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)

17 Nisan 2012 Salı

İLMED GENEL KURULU YAPILDI...



       Marmara İletişim Fakültesi Mezunları Derneği’nin (İLMED) 20. Genel Kurul’u, 14 Nisan Cumartesi günü TGC Basın Müzesi’nde gerçekleştirildi.
          
       Eski başkanlardan İsmail Ceyhan’ın başkanlığında oluşturulan divan heyetinin yönettiği genel kurulda yeni Yönetim Kurulu’na; Hüseyin Irmak, Mümtaz Dağtekin, Deniz Ceylan, Rafet Aykut Akay, Aysel Çetinkaya, Aysel Yörükoğlu ve Adnan Genç seçildi.
       Yeni yönetim adına bir konuşma yapan Hüseyin Irmak, duydukları güvenden dolayı genel kurul katılımcılarına teşekkür etti.

                 
                                             İLMED Yönetim Kurulu...
                                       (Fotoğraflar: Ökkeş Bölükbaşı)

ERCAN İPEKÇİ YENİDEN SEÇİLDİ...

                                  
       Türkiye Gazeteciler Sendikası'nın 14-15 Nisan tarihlerinde yapılan Olağanüstü Genel Kurulu'nda genel başkanlığa Ercan İpekçi yeniden seçildi.
                      
                                           (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)
       Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Burhan Felek Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen genel kurulda, iki listeyle girilen seçimlerde, mevcut başkan Ercan İpekçi 117 delegeden 58 oy, muhalefetin adayı Turgut Dedeoğlu ise 51 oy aldı.
      Yeni Yönetim Kurulu; Göksel Yıldırım (genel sekreter), Uğur Güç (genel mali sekreter), Şehriban Kıraç, Cem Kor, Selahattin Oğuz, Mete Öztürk ve İbrahim Koç'tan oluştu.

16 Nisan 2012 Pazartesi

ATEŞ NESİN...

                                                       

                                                                             NaNiK 

                                                
                                         Buna da şükür

                                  Özbekistan'da öğretmen ve doktorların
                                  maaşlarının bir kısmı "civciv" olarak ödenmiş
                                  Yatıp kalkıp halimize şükredelim...
                                  Bizde hiç olmazsa  kuş kadar maaşın

                                  tamamı her ay ödeniyor!

                                                               ***
                                  İnsaf


                                  İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin,
                                  "Çal bakalım davulcu" deyip vatandaşı oynatmış
                                  "Çal bakalım yandaşım" deyip vatandaşı

                                  oynattıranlara ne demeli peki?                                  

15 Nisan 2012 Pazar

GRUP YORUM KONSERİ...



        Grup Yorum'un ikinci "Bağımsız Türkiye Konseri" İstanbul-Bakırköy Halk Pazarı'nda on binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Konsere sanatçı Zülfü Livaneli, Aynur Doğan, Aylin Aslım, Hüseyin Turan şarkı ve türküleriyle, Nihat Behram da şiirleriyle destek verdi. (Fotoğraflar: Süleyman Boyoğlu)

İSTANBUL'DA BİR AKŞAM...

                               Bir akşam vapurda olmak ve İstanbul'un güzelliğini görmek lazımmış...   
                                                                    (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)

14 Nisan 2012 Cumartesi

BOĞAZ'DA YELKEN YARIŞLARI...

                                                                (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)

12 Nisan 2012 Perşembe

HEY ÖZGÜRLÜK...

 (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)
                              
                               GİDEN SESSİZLİK…

                               Tomurcuklar
                               ucunda
                               Bahar sevdalanır.
                               Yüce dağları
                               Yüce insanlar taşır…
                               Türkülerin sessizliği
                               Yaşanır zirvelerde…
                               Bir damla olur bulut,
                               sonra
                               dağlar..
                               Ayaklarının altında
                               küçülür.
                               Boşluklardan doğar
                               Umut…

                                           Selami Turgut Genç
                                                                                      Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC)
                                                                                       Sosyal Dayanışma Vakfı Başkanı

11 Nisan 2012 Çarşamba

BAB-I ALİ'NİN ÇINARLARI TGC'DE...

Bab-ı Ali'nin çınarlarından (soldan sağa) Zafer Atay, Ergin Konuksever, Nazım Alpman, Orhan Koloğlu ve Hami Alkaner TGC Basın Senatosu Odası'nda Bab-ı Ali anılarını tazelerken... (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)

NAZIM ALPMAN...

                                                       (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)

                                                    M. Göktepe Ödül Töreni

Bu yıl 15. düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri önceki akşam Cağaloğlu’ndaki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin lokalinde verildi. 10 Nisan Metin Göktepe’nin doğum günü… Ödül töreniyle birlikte her yıl Metin için bir pasta kesip, Fadime Anayı kutluyoruz, Metin gibi bir çocuk dünyaya getirdiği için…
Bu yıl ki tören çok anlamlıydı. Ödül Komitesi Üyesi Celal Başlangıç tören öncesinde yapılacak olan “Türkiye’de Gazeteci Olmak” panelini açarken dedi ki:
-Ödül Jürisinde üç tane de tutuklu gazeteci vardı. Ahmet Şık, Nedim Şener ve Ragıp Zarakolu… Yarışmaya katılan eserleri cezaevlerine nasıl yollayacağız diye düşünürken ikisi çıktı geldi, şimdi ödül töreni yapılırken, üçüncü jüri üyesi için de tahliye haberini aldık.
Aslında panelin özü kendiliğinden ortaya çıkmıştı. Türkiye’de gazeteci olmak işke böyle bir şeydi:
-Bir bakıyorsun paneldesin, bir bakıyorsun içerde!..
Ahmet Şık, soru üzerine içerden dışarısının nasıl göründüğünü şöyle anlattı:
-Gazetecilik çok kirli görünüyor.
Sonra örnekler verdi. Televizyonlardaki tartışma adlı “bok atma” programlarına gönderme yaptı:
-TV Çakalları ekranlara çıkıp ‘bazı küçük hatalar olabilir’ diyorlar. Bu küçük hata benim bir yılımı aldı, kızımın 1 yılını aldı, eşimin 1 yılını aldı etti 3 yıl, 11 sanıkta ise 33 yıl ediyor. Hukuk hata yapamaz, yapmamalı!
Nedim Şener ise kıyaslamalı bir durum tahlili yaptı:
-1990’larda gazetelerde, televizyonlarda tetikçiler vardı. Andıç peşinde koşar onu-bunu ardıçlarlardı. Şimdi onların yerini çakallar aldı. Aynı işi yapıyorlar.
Nedim, bir de sitem de bulundu:
-Eski andıç kurbanı gazeteciler bizim durumumuzla ilgili olarak sessiz kaldılar bunu da belirtmiş olayım!
Sonra ödül törenine geçildi… Metin Göktepe insan hakları haberleri peşinde koşan bir gazeteciydi. Ödül alan gazetecilerin haberlerinin tümü hak ihlali üzerine olanlar arasından seçilmişti, hepsinin “büyük ödül” değeri vardı. Ödüller, paneldeki gazeteciler, içerdeki meslektaşları, hepsini bir araya getirince mesleğin vaziyeti netleşiyordu:
-Türkiye’de gazeteci olmak, işte budur!
                                                                 (Fotoğraf: Tuğçe Çelik)

                                                    Kahramana ihtiyaç yok!

Nedim Şener konuşması sırasında kendi özel durumuyla ilgili herkesin bilmesi gereken minik bir değişiklik haberi verdi:
-Ben hapisteyken Milliyet’ten atılmışım!
Gazete geçen yıl patron değiştirince, alan satana demiş ki:
-Ben Nedim’i istemiyorum!
Oysa Nedim Abdi İpekçi’nin kurduğu gazetenin en değerli unsurları arasında ön sırada yer alıyor. Çünkü ulusal ve uluslararası sayısız ödül yanında bir de herkese pek nasip olmayan bir unvana sahip:
-Basın Özgürlüğü Kahramanı!
Nedim’in adının yer aldığı şeref listesinde Türkiye’den üç isim daha var: Abdi İpekçi, Uğur Mumcu ve Hrant Dink!
Bu kadar parlak bir gazeteciyi “istemem” demek, Milliyet’in nasıl bir çizgiye oturacağı konusunda ipuçları da vermiyor mu?
Milliyet’in eski patronu Hanzade Doğan, Nedim’i üzmemek için “biz senin kadronu Posta’ya aldık” demiş o satış sırasında… Nedim’i satmamışlar en azından…

                                                    Yayıncılıkta yeni dönem

SAMİZDAT

Kırmızı Kedi Yayınları’ndan kırmızı kapaklı kalın bir kitap çıktı geldi. Birinci sayfası dolma kalemle imzalanmış olan ithafta şöyle deniliyor:
“Hapisteki bir gazetecinin çığlığını duymanız umuduyla!”
Kitabın adı Samizdat, alt başlığı ise: Hakikatlere Dayanacak Gücünüz Var Mı?
Odatv Davası’nın sanıkları arasında bulunan Soner Yalçın’ın son satırlarını bir ay önce yazdığı kitap bir cezaevi günlüğü şeklinde başlayıp Türkiye’yi saran toplu davaların içinden geçtikten sonra tekrar günceye dönerek tamamlanıyor.
Peki “Samizdat” adı nedir, nereden geliyor?
Soner Yalçın onu da anlatıyor: Olağanüstü dönemlerde, baskıdan sansürden kaçabilmek için kitaplar gizlice basılıp, dağıtılıyordu. Ruslar bu tür kitaplara “Samizdat” adını koydu, bu da evrensel hale geldi.
Samizdat da içerden ve dışarıdan pek çok bilgi yer alıyor. Tabii cezaevine düşenlerin yaşayacağı vefasızlıklar da… Kitapları satış rekorları kıran Yalçın, bu kitabını da eski yayıncısıyla çıkartmak istemiş. Önce 12 Haziran Seçimleri yapılsın yanıtını almış, sonra iddianame çıksın şartı gelmiş. Yaz geçsin, sonbahar gelsen, ilk duruşma yapılsın diye basıma nazlanma maddeleri uzayınca Soner Yalçın da Kırmızı Kedi’den okurlarına ulaşmış.
Yalçın, “Binbaşı Cem Ersever kitabımı daktiloyla, Behçet Cantürk kitabımı bilgisayarla yazdım” diyor:
-Samizdat’ı el yazısıyla kaleme aldım!

10 Nisan 2012 Salı

METİN GÖKTEPE ÖDÜLLERİ VERİLDİ...


                                 Nazım Alpman ve Metin Göktepe'nin annesi Fadime Göktepe
                                                                    (Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)

Cezaevinde öldürülen iki tutuklunun cenazesini izlerken, İstanbul-Eyüp'te 8 Ocak 1996 günü polislerce gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Eyüp Kapalı Spor Salonu yakınında ölü bulunan Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe adına düzenlenen “Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri” sahiplerini buldu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Lokali’nde düzenlenen tören öncesi bir panel düzenlendi. Panele geçilmeden önce “Birinci KCK Davası”ndan tutuklu sanık yayıncı-yazar Ragıp Zarakolu ile birlikte 15 kişinin tahliye edildikleri duyuruldu.
(Fotoğraf: Hüseyin Güder)
Daha sonra gazeteci Celal Başlangıç’ın yönettiği panele geçildi. Panele konuşmacı olarak Metin Göktepe’nin arkadaşı Ahmet Şık ve gazeteci-yazar Nedim Şener katıldı. Konuşmaların ardından “Ahmet Şık-Nedim Şener Ödülü” Evrensel gazetesinden Hilal Yağız’a, “Haber Ödülü” Dicle Haber Ajansı (DİHA) Mersin Muhabiri Zeynep Kuriş’e,  “Jüri Özel Ödülü” de Sabah gazetesi muhabiri Bilge Eser’e, Radikal gazetesi muhabiri Mesut Hasan Benli’ye ve Evrensel gazetesi muhabiri Elif Görgü’ye verildi. “Görüntülü Haber Ödülü”nü ise Show Tv muhabiri Ali Burak Ersemiz ile kameraman Deniz Pirinççiler kazandı. “Fotoğraf Ödülü” de Hürriyet Daily News muhabiri Selahattin Sönmez’e verildi.
Gazetecilik faaliyetini cezaevinde de sürdüren Birgün gazetesi muhabiri Zeynep Kuray’a ise “Jüri Onur Ödülü” verildi.
                            Ahmet Şık, Süleyman Boyoğlu, Safa Köktener (Fotoğraf: Hüseyin Güder)
Törene TGC Başkan Vekili Turgay Olcayto, TGC Genel Sekreter Yardımcıları Zafer Atay, Ahmet Özdemir ile çok sayıda gazeteci katıldı.
                                        Ödül alan gazeteciler toplu halde (Fotoğraf: Tuğçe Çelik) 

9 Nisan 2012 Pazartesi

İKİ DOST...


Yıl 1989…
Aylardan Temmuz ayı… Ve Temmuz’un ilk günü…
Yer Taksim…
O yıllar daha emekli olmamıştım, Anadolu Ajansı muhabiriydim.
Görev sonrası Taksim’den Tarlabaşı Bulvarı’ndaki İETT otobüsleri
durağına yürüyerek inerken hemen hemen kendi kilosunda bir köpeği
sırtlayıp götüren küçük bir çocukla karşılaşmış, hayret etmiştim.
Küçük çocuğun bu hali Anadolu kadınlarının özellikle de Karadeniz
kadınlarının ota-ekine giderken sırtlarına attıkları bebeleri gözümün
önüne gelmişti…
Çantamdan fotoğraf makinemi çıkarıp, sırtında köpeği taşıyan
çocuğun iki kare fotoğrafını çekmiştim. Fotoğraf çekerken adını
sormuş; “Murat” demişti. Soyadının da “Güney” olduğunu söylemişti. 
Küçük Murat köpeğini çok sevdiğini, Taksim’in yoğun trafiğinde
kazaya kurban vermemek için sırtında taşıdığını da anlatmıştı.
Yolcu yolunda gerekirdi. Murat sırtında sevimli köpeği ile Taksim
Meydanı’nın karanlık kalabalığına karışırken, ben de yoluma devam
etmiştim..
Daha sonra Murat’ın sırtında köpeği ile poz verdiği bu fotoğrafı bir
yarışmaya göndermiştim; ancak ödül alamamıştım. Ödül zaten önemli
değildi. Amacım bu fotoğrafla kentin yalnız insanlara ait olmadığı,
başka canlılarında bu kentte yaşama hakkı bulunduğu mesajını vermekti.
Umarım ailece çok beğendiğimiz bu fotoğrafı o zamanlar 8-9 yaşlarında,
bugün ise 30’lu yaşlardaki Murat bloğumda görür…
(Fotoğraf: Süleyman Boyoğlu)

"SARIYER EDEBİYAT GÜNLERİ"



                             
   Sarıyer’de 7’den 70’e herkesin okumaya ve yazmaya olan ilgilerini arttırmak, edebiyatın bütünleştirici etkisiyle öğrenci, öğretmen ve edebiyatseverleri, edebiyat dünyasının önde gelen isimleriyle buluşturmayı sağlamak amacıyla Sarıyer Kaymakamlığı, Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Sarıyer Belediyesi tarafından düzenlenen "Sarıyer Edebiyat Günleri ve Öykü Yarışması"na katılım süresi yarın (10 Nisan 2012 günü) sona eriyor. 
   Yarışmayla ilgili ayrıntılı bilgiler http://www.sariyer.bel.tr/ adresinde, Kültür Müdürlüğü ana sayfasında yer almaktadır.
 
İletişim Bilgileri:

Tel:         (0212) 242 81 05 - (0212) 271 60 99