1 Temmuz 2026 Çarşamba

1980 ÖNCESİ SOL YAYINLAR

 

SOL YAYIN YÖNETİCİLERİNE 8 BİN YIL CEZA

İLHAMİ SOYSAL’IN VERİLEN CEZALARA İSYANI

        1980 öncesi Türkiye’de ve yurtdışında faaliyet gösteren (tespit edilebilen) “sol grupların” çıkardıkları dergiler bir hayli fazla idi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Gençlik Kolları’nın 1978 yılı Ekim ayı bülteninde yayınlanan bir araştırmaya göre, “sol kesim”in 80’ne yakın gazete ve dergi yayınladığı görülüyor… 

Bundan tam 34 yıl önce (1992) yılında Balıkesir-Ayvalık’ta trafik kazasında hayatını kaybeden usta gazeteci-yazar İlhami Soysal da, 12 Eylül 1980 askeri darbe sonrası tutuklanan gazete ve dergi yöneticilerine verilen cezaları, 1988 yılında Milliyet gazetesindeki köşesinde ele alır… Soysal, sol dergi ve gazete yöneticilerine verilen toplam 8 bin yıla yakın cezalar karşısında şaşkınlığını ve üzüntüsünü gizlemez; “Ne bunlar? Neyin cezaları?” diye isyan eder…

Bugün de CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarda birçok belediye başkanı ve yüzlerce çalışanı “yolsuzluk ve usulsüzlük yaptıkları” suçlamasıyla gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, haklarında akıl almaz yıllara varan cezalar isteniyor. Benzer şekilde gazeteciler de yaptıkları haberler nedeniyle gözaltına alınıyor, aylar süren tutukluluk sonrası yargı önüne çıkarılıyorlar. Yani 1980’li yılları aratmayan benzeri uygulamalarla, olağanüstü bir dönemden geçiyormuşuz gibi aylar süren yargılamalar yapılıyor…

Milliyet gazetesinde 9 Ekim 1978 tarihinde yayımlanan haberde; “CHP İstanbul Gençlik Kolları’nın ekim ayı bülteninde yayınlanan bir araştırmaya göre, sol kesimde 80 gazete ve dergi yayınlanmaktadır” deniliyor.

Gençlik Kolları’nın açıklamasında, o dönem Türkiye’de resmi, yarı-resmi, ideolojik-politik bir yayın organı olmayan tek partinin CHP olduğu belirtiliyor ve parti merkezinin eğitim ve yayın sorununu yerine getirmesi isteniyor, şunlar vurgulanıyor:

“Yayın organının veya eğitimin merkezi sorumlu kurullar tarafından üstlenilmesi çok önemlidir.

Partimizin merkezi ve sorunlu olarak birçok konudaki görüş, tahlil ve yorumları açıklığa kavuşturulmamışken, bu konuda yayın yapma hakkı illere ve başka kişilere devredilmemelidir.”

Gençlik Kolları açıklamasında; “Bilinen bütün bu gerçekler nedeniyle, yayın ve eğitim sorunu-doğrusuyla, yanlışıyla, sevabıyla, günahıyla merkezi olarak yürütülmelidir...” denilerek, Türkiye’de sol grupların çıkardıkları yayın ve eğilimleri şöyle sıralıyorlar:

TÜRKİYE İHTİLALCİ KOMÜNİST PARTİSİ (TİKP) DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

1-Aydınlık (Aylık)

2-Aydınlık (Günlük gazete)

3-Halkın Sesi (Aydınlık günlük gazete ile birleşti, yayın hayatına son verdi)

4-Partinin Yolu (Aylık)

5-Halkın Yolu (Haftalık-Yayın hayatına son verdi TİKP saflarına geçti)

6-Halkın Kurtuluşu (Haftalık gazete)

7-Halkın Kurtuluşu Yolunda Gençlik

8-Parti Bayrağı (Aylık)

9-Yoldaş (HAWAL) (Gizli yayın)

10-Güney (Aylık sanat dergisi-Arnavutluk Emek Partisi (AEP) doğrultusunda)

11-Eğitimli Gençlik (YDGF doğrultusunda-Eğitim Enstitüleri için.)

TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ (TİP) DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

12-Çark Başak (TİP’in resmi yayını)

13-Yürüyüş (Haftalık)

14-Yurt ve Dünya (3 aylık)

15-Genç Öncü

16-Görev

TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ (TSİP) DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

17-İlke (Aylık)

18-Kitle (Haftalık)

19-Sosyalist Gençler (SGB doğrultusunda)

20-Genç Sosyalist (SGB doğrultusunda)

21-Yeni Genç İşçi (15 günlük)

22-Gerçek (Haftalık siyasi gazete)

23-Kadın Dayanışması (Barış, Demokrasi, Eşitlik Mücadelesi-Parti yönetimi ve muhalefeti yayınları olarak)

TEP DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

24-Emekçi (Aylık)

25-Bağımsız Türkiye (Haftalık)

26-Proleter (Parti yönetimi ve muhalefeti yayınları olarak)

VP DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

27-Sosyalist (Haftalık)

28-Devrimci Derleniş

29-İşçi Sınıfı Yörüngesine Çağrı (Aylık)

30-Vatandaş (Aylık)

31-Kıvılcım (İki aylık-Parti yönetimi ve muhalefeti yayınları olarak, Dr. Hikmet Kıvılcımlı doğrultusunda)

SDP DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

32-Sosyalist Yarın (Haftalık-İbrahim Kaypakkaya doğrultusunda)

33-Halkın Birliği (Haftalık)

34-Halkın Ormanı (Orman Köylüleri için)

35-Devrimci Ses

36-Partizan (AEP doğrultusunda)

37-Devrimci Demokrat Gençlik

DEVRİMCİ DEMOKRAT GENÇLİK (DEVRİMCİ HALK KÜLTÜR DERNEĞİ) DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

38-Roja Welat (Türkçe-Kürtçe-15 günlük)

39-Özgürlü Yolu (Aylık)

ASDK-DER (ANTİ-SÖMÜRGECİ DEMOKRATİK KÜLTÜR DERNEĞİ-TÜM DEV-GENÇ) DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

40-Devrimci Yol (15 günlük)

41-Devrimci Gençlik (15 günlük)

42-Liseli Dev-Genç

43-Dev-Genç (Bağımsızlık ve Demokrasi Mücadelesinde)

“KURTULUŞ” SİYASETİ DOĞRULTUSUNDA DEVRİMCİ GENÇLER ÖRGÜTÜ (DEV-GÖR) VE DEVRİMCİ ÖĞRENCİLER BİRLİĞ (DÖB) YAYIN YAPANLAR:

44-Kurtuluş Sosyalist Dergi (KSD)-Aylık

45-Kurtuluş İçin İleri (15 günlük)

46-Kurtuluş (Aylık)

47-Cephe (Emperyalizme ve Oligarşiye karşı-15 günlük)

48-Sürekli Devrim (Aylık)

TROÇKİST DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

49-Devrimci Militan (Aylık)

50-Birikim (Aylık-Sosyalist Kültür Dergisi)

51-Tek Yol Devrim (Antalya’da çıkan bölgesel yayın)

52-İşçi Davası (Zonguldak’ta çıkan günlük gazete)

53-Emeğin Kurtuluşu Yolunda IŞIK

54-Devrimci Halkın Yolu (Kapanan Halkın Yolu’na karşı olanların çıkardığı, devam ettirdiği yayın)

55-Devrimci Teori (Devrimci Halkın Yolu gazetesinin aylık eki)

56-Yeni Ülke (3 aylık siyasi dergi)

TOPLUMSAL İLERLEME DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPAN:

57-İlerici Yurtsever Gençlik (İGD doğrultusunda-15 günlük)

58-Liseli Gençlik (İLD doğrultusunda)

59-Kadınların Sesi (İKD doğrultusunda)

60-Ürün (Aylık)

61-Barış ve Sosyalizm Sorunları (Aylık)

62-Katkı (Türkiye Komünistlerinin fikir dergisi-Aylık)

63-Sosyalizm-Teori ve Pratik (Aylık çeviri dergisi Ankara-Novosti Pres ajansı)

64-Atılım (TKP MK organı-Almanya ve İngiltere baskısı)

65-İşçinin Sesi-İngiltere Türkiyeli İlericiler Birliği yayın organı

66-Öğrenci Gençlik-aylık-İngiltere Türk Öğrenci Federasyonu Yayın Organı

67-İlerici Kadın (Aylık-İngiltere Türkiyeli Kadınlar Birliği yayın organı

68-Yeni Çağ (Aylık-yurt dışı-Genç Emekçiler Birliği-GEB doğrultusunda)

69-Emeğin Birliği-aylık-Fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar her şey emeğin olacak)

70-Emeğin Birliği (Yaşasın İşçilerin, yoksul köylülerin, gençliğin devrimci mücadele birliği-aylık kitle gazetesi)

DEMOKRATİK SOL DOĞRULTUSUNDA YAYIN YAPANLAR:

71-Özgür İnsan (Aylık)

72-Özgür Toplum (Haftalık-Demokrasi için toplumcu düşün olarak çıkıyor)

73-Özyönetim-aylık-Ankara

74-Halk İktidarı-İstanbul

75-Demokrasi İçin Toplumcu Düşün-aylık-Ankara

76-Umut (15 günlük)

77-Tartışma (Aylık-İstanbul-DSDF Demokratik Sol Dernekler Federasyonu yayın organı

78-Demokratik Sol Bildirge (Aylık-Ankara)

                        DAYAK VE SAYI

Balıkesir-Ayvalık’ta 22 Eylül 1992 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitiren gazeteci-yazar İlhami Soysal, 12 Ekim 1988’de Milliyet gazetesindeki köşesinde; “Dayak ve Sayı” başlıklı bir yazı kaleme alır.

İlhami Soysal, 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası “sol yayın” yapan gazete ve dergi sahip ve yöneticilerine istenen bin yılı aşkın hapis cezasına adeta isyan eder:

“Yedi yüz kırk sekiz yıl altı ay hapis… Altı yüz altmış bir yıl iki ay hapis… Yüz otuz yıl hapis… Kırk iki yıl hapis… Kırk bir yıl hapis… Yirmi üç yıl on ay hapis… Ne bunlar? Neyin cezaları?

Sonra da demokrasi… Sonra da insan hakları özgürlük, Batı’yla bütünleşme falan ha… Hadi canım siz de! Ya da son günlerin moda deyimiyle: Hayret bir şey!..” diye öfkelenir.

Nasıl öfkelenmesin İlhami Soysal, 1966 yılında Akşam gazetesi Ankara temsilcisiyken yazdığı yazılar nedeniyle kaçırılıp dövülür. 1972 yılında İstanbul’da “kontrgerilla” elemanlarınca kaçırılıp, 26 gün işkence edilir.

Soysal, bu cezalar; “1980 öncesinde Balgat’ta rasgele bir kahveye girip tabancalarla orayı tarayıp bir sürü insanın ölümüne neden olan ‘Balgat Katliamı’ sanıklarının cezaları mı? Değil…” der ve şöyle devam eder:

“Bahçelievler’de bir evdeki TİP’li yedi genci bağlayıp boğazlayan kanlı katillere verilen cezalar mı? O da değil…

İstanbul Üniversitesi önünde gençlerin üzerine bomba atanlara verilen cezalar mı? Hayır o da değil…

Prof. Dr. Cahit Orhan Tütengil’i, Prof. Dr. Bedri Karafakioğlu’nu, yazar Ümit Kaftancıoğlu’nu, DİSK’in eski genel başkanı Kemal Türkler’i, eski bakanlardan Gün Sazak’ı, diş doktoru Sevinç Özgüner’i, Malatya’nın eski belediye başkanı ve eski milletvekili Hamit Fendoğlu ile çocuklarını ve torunlarını bombalı pakatle öldürenlere verilen cezalar mı? Maraş’taki soykırımı, Çorum’daki kardeş kavgasını yaratanlara biçilmiş cezalar mı? Hayır bu da değil…”

 “Yoksa cunta kurup, silah zoruyla Anayasa’yı ortadan kaldırıp, parlamentoyu ve partileri, dernekleri kapatıp, demokrasiye son vermek isteyen darbeciler için biçilmiş cezalar mı?” diye soran İlhami Soysal, “Yooo bilemediniz bu da değil…” dedikten sonra şunları kaydeder:

“Ülkeyi çağ dışı karanlıklara sürükleyen, laikliği, eğitim birliğini, insan haklarını ortadan kaldıran, devletin görevlilerinin kökü dışarıda kimi kuruluşlarca maaşa bağlanmasını sağlayan, bu yolda kararlar alıp imzalar atanlar, ahbap çavuş ilişkileriyle falan dostunun sözüne güvenip ülke güvenliği için hayati önemde önlemlerle son verip sonra aldatıldıklarını gördüklerinde ne diyeceklerini bilemeyenlere biçilmiş cezalar mı?.

Yok canım olur mu hiç öyle şey? Peki ülke ekonomisini batıranlar, enflasyonu yüzde seksenlere fırlatanlar, ulusal bir kurtuluş savaşı sonrasında kan ve can pahasına kaldırılmış kapitülasyonları yeniden hortlatanlar, hayali ihracatçılar, karaborsacılar, silah tüccarları, banker faciasını yaratanlar için mi bu cezalar?”

VERİLEN CEZALAR DÜŞÜNCELERİ AÇIKLAMAYA

İlhami Soysal; “Gene bilemediniz… Bilemezsiniz de” diyip yazmaya devam eder:

“Efendim bu cezalar, üç-beş bin bile sattıkları kuşkulu, etkinliklerinin ne olduğu hep sorulabilecek kimi sol dergilerin yazı işleri müdürlerine biçilmiş hapis cezalarının bir bölümü. Evet, ortada silah, kan, ateş, barut falan yok. Sadece ve sadece yazı çizi, düşüncelerini açıklama ve bu açıklamalara yardımcı olmak suçlarına verilen cezalar bunlar…

Halkın Kurtuluşu adlı derginin yazı müdürü Veli Yılmaz’a biçilmiş cezaların toplamı yedi yüz kırk sekiz yıl altı ay ağır hapis… Aynı derginin bir başka yazı işleri müdürü Osman Taş’a altı yüz altmış bir yıl iki ay ağır hapis… Halkın Yolu yazı işleri müdürü Alaaddin Şahin’e biçilen ceza yüz otuz yıl ağır hapis… İlerici Yurtsever Gençlik Dergisi yazı işleri müdürü Erhan Tuskan’a biçilen ceza yüz yirmi üç yıl ağır hapis… Halkın Sesi gazetesi yazı işleri müdürü Mustafa Tütüncübaşı’na kırk iki yıl, Bağımsız Türkiye ve Devrimci Militan dergisi yazı işleri müdürü Mehmet Üzgen’e kırk bir yıl hapis…”

Soysal; “Hepsi bu kadar mı diyeceksiniz. Olur mu? Elbette ki dahası da var” diyip listenin devamını sıralıyor:

“Savaş Yolu gazetesi yazı müdürü Candemir Özler’e 23 yıl 10 ay ağır hapis, Kitle gazetesi yazı işleri müdürü Bektaş Erdoğan’a 36 yıl, Partizan dergisi yazı işleri müdürü İrfan Aşık’a 17 yıl, Kitle gazetesi yazı işleri müdürü Feyzullah Özer’e 17 yıl 6 ay, Genç Sosyalist dergisi yazı işleri müdürü Hüseyin Ülgen’e 12 yıl, 3 ay, Halkın Kurtuluşu dergisi yazı işleri müdürü Nevzat Açan’a 21 yıl 7 ay, Birlik Yolu gazetesi yazı işleri müdürü Ali Babuş’a 18 yıl, Sağlıkçının Sesi dergisi yazı müdürü Fuat Akyürek’e 10 yıl 8 ay, Özgürlük gazetesi yazı müdürü Mustafa Çolak’a 9 yıl 3 ay, Halkın Kurtuluşu dergisi yazı işleri Galip Demircan’a 15 yıl, Güney Kültür ve Sanat dergisi yazı yazı müdürü Ersan Sarıkaya’ya 7 yıl 6 ay, Halkın Sesi gazetesi yazı müdürü Fikret Ulusoydan’a 66 yıl, Halkın Birliği dergisi yazı işleri müdürü Mete Dalgın’a 30 yıl, Kıvılcım dergisi yazı müdürü Muhittin Göktaş’a 7 yıl 6 ay hapis… Devrimci Proleterya dergisi yazı işleri müdürü Remzi Küçükertan’a 7 yıl 6 ay hapis…”

CEZASI SAPTANAMAYAN YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

“Bir de yediği toplam cezanın nereler vardığı saptanamayan Emeğin Birliği dergisi yazı işleri müdürü Hacı Ali Özer”in de bulunduğuna vurgu yapan İlhami Soysal, tüm bu gençlerin, bu cezaları yediklerini ve Türkiye’nin dört bir yanındaki hapishanelere dağıtıldıklarını, cezalarını çektiklerini belirtiyor. Soysal, şunları ifade ediyor:

“Ömrü yeten olursa, cezaları bitince salıverilecekler…

Bir de yargılananlar var. İşte onlardan da saptayabildiklerimizin listesi:

“Semih Özal, Sayıl Silan, Müslim Çolak, Sadun Sönmez, Lemi Akan, Muharrem Şemşek, Ahmet Taştan, Turgay Fişekli, Tamer Kayaş, Erol Gözmen, Yalçın Yusufoğlu, Ayşe Nuran Saygılı, Erhan Taşkın, Işık Yurtçu, Ayhan Erkan, Necdet Onur, İlhan Akalın, Uğur Tekin, Metin Çulhaoğlu, Yunus Er, Atilla Aksu, Fatma Yazıcı…”

              
                            KADI KARAKUŞ ADALETİ

Soysal, daha adlarını saptayamadıkları, bu kadar daha yazar-çizer olduğunu, hepsinin de “yazı suçlusu” ve sol kesimdeki kalemler olduğuna dikkat çekiyor… İlhami Soysal, bu kadar büyük bir kitle oluşturmamakla beraber sağ kesimde de  bir çok basın emekçisinin amatörce yazdıklarından çizdiklerinden dolayı hapishaneleri doldurduklarını kaydediyor, yazısını halen kendisiyle ilgili fıkralar anlatılan-yazılan “Kadı Karakuşi”nin adaletine gönderme yaparak bitiriyor:

“Şimdi bu listelere, bu cezalara bakıp da Kadı Karakuş’un daha sanığı dinlemeden ve savunmasını almadan, ‘Yıkın şunu da atın yüz sopa’ demesi karşısında isyan eden sanığın ‘Sen ya hiç dayak yemedin, ya da sayı saymasını bilmiyorsun’ demesini gelin de anımsamayın.

748 yıl hapis, 661 yıl 2 ay hapis, 130 yıl hapis… Sonra da demokrasi… Sonra da insan hakları, özgürlük, Batı’yla bütünleşme falan ha… Hadi canım siz de! Ya da son günlerin moda deyimiyle: ‘Hayret Bir Şey!’...”

Şimdi aramızda olmayan üstat Soysal, iyi ki bugünleri görmedi, eğer bugün yaşananları görseydi ve şahit olsaydı; “Vay ülkemin ve gazetecilerinin başına gelenlere” diyip sayfalar dolusu bir kitap yazardı...

                 

         GÜNAYDIN GAZETESİ’NDEN: BUNLAR KİM?

Öte yandan, 3 Mayıs 1977 tarihli Günaydın gazetesi, “Fatih’in topundan, Barbaros’un türbesinden, camilerin duvarına kadar her yere yazılar yazan ve olaylar çıkaran grupların amaçlarını açıklıyoruz: Bunlar Kim?” başlığı altında “eylemci gruplar” tarafından yazılıp sokaktaki vatandaşın kimin yazdığını bilmediği ve anlamadığı sloganların sahiplerini açıklamış…

O sıralar sahibi Haldun Simavi olan gazete, DEV-GENÇ’le başlamış. Dev-Genç’in yayın organının adı Devrimci Yol olan haftalık bir dergisi olduğunu belirtiyor, grubun amacını şöyle aktarıyor:

“Daha çok kitlesel gösteriler yaparak halkı devrimci hareket içinde eğitmek gerekmektedir. Sovyetler Birliği emperyalist değil, sadece revizyonisttir. Emperyalizmle yerli sermayedarlar içice girip bir blok teşkil etmişlerdir ve özünde oligarşik bir dikta yönetimini sürdürürler. Doğu’da ise Kürt halkına milli zulüm uygulanmaktadır. Türkiye’nin Milli Demokratik Devrim sürecinden geçmesine gerek yoktur. Tek Yol Devrim’dir.”

Dev-Genç’lilerin attıkları sloganların ise; “Tek Yol Devrim”, “Katil Oligarşi”, “Faşizme Ölüm Halka Hürriyet”, “141-142’ye Hayır”, “Kahrolsun Faşizm, Yaşasın Mücadelemiz”, “Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı Kurtuluşa Kadar Savaş” ve “Doğuda Milli Zulme Son”.

Gazete sonra aşağıdaki gruplar ve amaçlarıyla devam ediyor:

Halkın Kurtuluşu:

Haftalık Halkın Kurtuluşu adlı haftalık bir yayın organı var. Grubun amacı:

Türkiye’de devrim, Latin Amerika tipi gerilla hareketleri sürdürülmek suretiyle gerçekleşebilir. Doğuda yaşayan Kürtler ayrı bir halktır ve bu halka karşı milli bir zulüm uygulanmaktadır. Bu halkın bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürmesi gerekir. Türkiye’nin feodal yapısını değiştirebilmek için sosyalist devrimden önce bir Ulusal Demokratik halk devriminden geçmesi gerekmektedir.

Grubun duvar yazıları ise; “Faşizme Ölüm Halka Hürriyet”, “Kurdara Azadi”, “Doğuda Referandum”, “Doğuda Milli Zulme Son”, “İşçiler Sendika Yönetimine”, “Ne Amerika Ne Rusya Bağımsız Türkiye”, “Yaşasın Ulusal Demokratik Halk Devrimi” ve “Sendika Ağalığına Son”dur.

Halkın Gücü:

Halkın Gücü adlı haftalık bir yayın organı var. Grubun amacı:

Türkiye’de halk devrimi silahlı ayaklanma ile gerçekleşecektir. Seçimlere ve parlamentoya dayalı mücadele halkın kurtuluşunu sağlayamaz. Türkiye’nin toplumsal yapısında, toprak ağalarına dayalı, feodal ilişkiler varlığını sürdürmektedir. Bu feodal ilişkilerin ortadan kaldırılabilmesi için bir Milli Demokratik Devrim sürecinden geçilecektir. Bu sürecin gerçekleştirilebilmesi için gerilla tipi hareketlerle kurtarılmış bölgeler ele geçirilecektir.

Duvar yazıları; “Yaşasın Halk Savaşı”, “Sovyet Sosyal Emperyalizmine Hayır”, “Kahrolsun Patron Ağa Devleti”, “Kürtlere Özgürlük”, “İbrahim Kaypakkayalar Ölmez”, “Ağalık Düzenine Son”, “İşçiler Sendika Yönetimine” ve “Kahrolsun Sovyet Sosyal Emperyalizmi”dir…

Halkın Yolu:

Halkın Yolu adlı haftalık bir yayın organı var. Amacı:

Türkiye’de halk devrimi ancak silahlı eylemle gerçekleşebilir. Parlamenter ve seçime dayanan mücadele biçimlerine itibar etmemek gerekir. Devrime giden yolda Milli Demokratik Devrim sürecinden geçilmesi zorunludur. Toplumsal yapıda hâla ağırlığını sürdüren, feodal ilişkiler vardır. Türkiye’de halk devrim hareketine katılmak için bir kıvılcım beklemektedir. Bu kıvılcım kurtarılmış bölgeler yaratılarak sıçratılabilir.

Duvar yazıları: “Ne Amerika Ne Rusya”, “Kahrolsun Faşist Diktatörlük”, “İş, Toprak Hürriyet Faşizme Nihayet”, “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi ve Sovyet Sosyal Emperyalizmi”, “Kürtlere Özgürlük”, “İşçiler Sendika Yönetimine” ve “Bağımsızlık, Toprak, Özgürlük”…

Halkın Birliği (İbrahim Kaypakkaya yanlıları):

Halkın Birliği adlı haftalık yayın organı var. Amacı: Türkiye’de sosyalist devrim silahlı olacaktır. Türkiye halkları parlamenter demokrasi ve seçimle kurtarılamaz. Türkiye’de kapitalist üretim ilişkileri hâkim olmakla birlikte toprak ağalığına dayalı feodal ilişkiler de vardır. Bu nedenle önce, toplum, bir Milli Demokratik Devrim aşamasından geçecektir. Bu aşamayı sağlayacak iktidarın kurulabilmesi için, gerilla tipi eylemler sürdürülüp kurtarılmış bölgeler ele geçirilmelidir.

Duvar yazıları: “Sovyet Sosyal Emperyalizmine Hayır”, “Ne Amerika Ne Rusya Bağımsız Demokratik Türkiye”, “İbrahim Kaypakkayalar Ölmez”, “İşçiler Sendika Yönetimine”, “Kahrolsun Sosyal Emperyalizm”, “Doğuda Milli Zulme Son” ve “Kürtlere Özgürlük”…

Sosyal İlerleme (Türkiye Komünist Partisi-TKP yanlıları):

İlerici Yurtsever Gençlik adlı haftalık, Ürün adlı da aylık dergileri var.

Grubun amacı: Silahlı mücadele ve gerilla tipi eylemlere karşıdırlar. Amerika’yı emperyalist bir ülke o Sovyetler Birliği’ni dünyada sosyalizmin tek temsilcisi olarak görürler. Türkiye’de sosyalist mücadelenin demokratik yollarla olacağına ve bu nedenle de demokratik hakların genişletilmesi için mücadele verilmesi gerektiğine inanırlar. Türkiye Komünist Partisi adlı örgütün, Türkiye’de yasal olarak kurulabilmesi için 141-142’nci maddelerin kaldırılmasını istemekte…

Duvar yazıları: “Bağımsızlık, Demokrasi ve Toplumsal İlerleme savaşımında ileri”, “NATO’ya CENTO’ya Hayır”, “Faşizme Geçit Yok”, “141-142’ye Hayır”, “Bütün Ülkelerin İçileri Birleşin”, “Analar Doğurur Faşistler Öldürür”, “İleri Demokratik Bir Düzen”, “İşçi Sınıfının Partisine Özgürlük” ve “Yaşasın Proleterya Enternasyonalizmi”…

Mihriciler (Mihri Belli yanlıları):

EMEK adlı aylık bir dergi ile Bağımsız Türkiye adlı bir haftalık dergileri var.

Grubun amacı: Türkiye’de sosyalizmin gerçekleşebilmesi için toplumun önce bir Milli Demokratik Devrim sürecinden geçmesi gerekmektedir. Bu sürecin yaşanabilmesi için işçi ve köylülerin öncülüğünde iktidarın ele geçirilmesi gerekmektedir. İktidarı ele geçirmek için işçi ve köylüler birleşecekler, hatta emperyalizmin baskısı altında olan yerli sermaye sınıfı bile işçilerin yanında saf tutacaktır. Çeşitli sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan iktidar Milli Demokratik Devrim yapacak ve Türkiye’de sosyalizmi kuracaktır…

Duvar yazılar: “Bağımsız Türkiye”, “Kahrolsun Faşizm”, “Gerçekten Tam Demokratik ve Bağımsız Türkiye”, “NATO’ya CENTO’ya Hayır” ve “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi”…

Aydınlıkçılar (Doğu Perinçek ve Çin Cumhuriyeti yanlıları):

Aylık AYDINLIK, haftalık Halkın Sesi yayınları var. Grubun amacı: Amerika olduğu gibi Rusya da emperyalist amaçlarla hareket etmektedir. Savaş her ikisine karşı da verilmelidir. Türkiye’de toprak ağalığına dayanan feodal ilişkileri ortadan kaldırmalıdır. Toprak ağalarının topraklarına el konulup, köylülere dağıtılması gereklidir. Doğuda yaşayan Kürtler ayrı bir halktır. Ancak Türk halkı ile Kürt halkının mücadelesi ortaktır. Türkiye’nin Sovyetler Birliği ile ekonomik ve kültürel alanda ilişki kurmasına kesinlikle karşılar.

Duvar yazılar: “Ne Amerika Ne Rusya Bağımsız Demokratik Türkiye”, “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi ve Sovyet Sosyal Emperyalizmi”, “Yeni Çarlara Hayır”, “Yeni Çarlarla İşbirliğine Hayır” ve “Kürtler Üzerindeki Milli Baskıya Son”…

Kurtuluş (Mahir Çayan’ın görüşlerini savunan):

Bu gruba Kaçaroğlu Grubu da deniliyor. Kurtuluş adlı bir aylık dergisi, İleri adlı bir haftalık dergisi var.

Grubun amacı: Gerilla tipi eylemler ve kurtarılmış bölgeler yaratarak Türkiye’de devrimi gerçekleştirmek istemektedirler. Diğer gruplardan farklı olarak Sovyetler Birliği’ni emperyalist değil sadece revizyonist olarak nitelemektedir. Parlamenter ve seçime dayanan bir mücadele biçimine inanmıyorlar. Türkiye’de Milli Demokratik devrim sürecine gerek yoktur. Tek kurtuluş, Tek Yol Devrim’dir. Devrim gerçekleştiği zaman, toplum süratle sosyalizmi kuracaktır. Devrimin gerçekleşeceği süreçte çeşitli evrelere gerek yoktur.

Duvar yazıları: “Sovyet Revizyonizmine Hayır”, “Mahir, Hüseyin, Ulaş, Kurtuluşa Kadar Savaş”, “Kahrolsun Oligarşik Dikta”, “ Doğuda Milli Zulme Son” ve “Sovyet Revizyonizmine Son”…

PİM (Pahalılık ve İşsizlikle Mücadele Derneği):

Sosyalist adlı haftalık bir dergisi var. Amacı: Türkiye’de işçi sınıfı iktidarı genel grev ve kitlesel eylemler sonunda kurulabilir. Bu nedenle, işçi direniş komiteleri örgütlenip, işçiler eylem içinde eğitilmelidirler. Halka, işsizlik, pahalılık gibi somut sorunları ve onlara sömürüyü anlatarak yaklaşmak gerekir. Hikmet Kıvılcımlı’nın çizgisinden yürümek gerekir. Türkiye’nin toplumsal ve ekonomik yapısını en iyi tahlil eden Hikmet Kıvılcımlı’dır. Her şey onun kitaplarında vardır.

Sloganları: “Örgütsüz Halk Köle Halktır”, “Kahrolsun Faşizm”, “Bağımsız Türkiye”, “Sosyalist Devrim”, “Genel Grev Hakkı”, “Herkese İş Köylüye Toprak” ve “İşçiler Sendika Yönetimine”…

Emeğin Birliği:

Emeğin Birliği adlı yayın organı var. Grubun amacı: Türkiye’deki mevcut iktidar Amerikan Emperyalizminin işbirlikçisidir. Onunla bütünleşmiş ve organik bağlar kurmuştur. Türkiye’de, mevcut sermaye iktidarına olduğu kadar Amerikan emperyalizmine karşı da savaşmak gerekir. Devrim, kitlelerinin örgütlenmesi ve siyasal hayata ağırlıklarını koymasıyla gerçekleşecektir. Devrimci hareket koşulların elverdiği biçimde, gerek silahlı yolla ve gerekse demokratik hareketlerle gerçekleştirilecektir.

Duvar yazıları: “Kahrolsun Oligarşik Dikta”, “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi”, “Bağımsız Türkiye”, “Kürt Ulusu Üzerindeki Milli Baskıya Son” ve “Devrimciler Ölür Devrimler Ölmez”…

Proleter:

Proleter adlı haftalık yayın organları var. Amaçları: Mihri Belli Grubu’ndan kopan bu grup, Türkiye’de, acil görevin bir Milli Demokratik Devrim işçi sınıfının öncülüğünde olacak, sonra sosyalizme geçilecektir. Türkiye, Amerikan emperyalizminin kesin sömürüsü ve boyunduruğu altındadır. Bu boyunduruktan kurtulmak için kitlesel eylemler düzenlemek ve işçi sınıfının partisini kurmak gerekir. Bu parti sosyalizme gidecek yolda rehber olacaktır.

Duvar yazıları: “Tam Bağımsız ve Demokratik Türkiye”, “ Kahrolsun Faşizm”, “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi”, “Bağımsız Türkiye”, “Herkese İş”, ve “NATO’ya CENTO’ya Hayır”…

Devrimci Doğu Kültür Dernekleri (DDKD):

Yayın organı Özgürlük yoludur. Grubun amacı: Doğu Anadolu bölgesinin aslında Kürtlerin öz toprakları olduğunu ve burada bir Kürt devletinin kurulması gerektiğini savunuyorlar. Türkiye’nin bu bölgeyi, sömürge haline getirdiği ve Türk halkının Kürt halkını sömürdüğünü ileri sürüyorlar. Bu sömürüye son vermek için Kürt halkının mücadele vermesi gerektiği ve bağımsız bir devlet olması gerektiği belirtiyorlar. Kürt halkı bağımsızlığını kazanırken Kürt milli burjuvazisini de yanına alacaktır. Kürt bağımsızlığı gerçekleşince Kürt burjuvalarının hesabı görülecektir.

Duvar yazılar: “Kurdara Azadi” , “Kahrolsun Sömürgecilik”, “Doğu’da Milli Zulme Son”, “Amerikan Emperyalizmine Hayır”, “Kürtlere Özgürlük” ve “Her Türlü Sömürgeciliğe Paydos”…

Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi THKP-C(Mahir Çayan’cı grup):

Yayın organı yok. Grubun amacı: Türkiye’de sosyalist devrim ancak silahlı ayaklanmayla gerçekleşebilir. Latin Amerika ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye’de de gerilla tipi mücadele başlatılmalıdır. Özellikle, kentlerde gerilla tipi eylemler başladığında halk harekete geçecektir. Halkın, harekete geçmesi için her türlü birikim ve neden hazırdır. Yeter ki hareketi halka sıçratalım. Kentlerde, devrimci terör yaratıp, burjuvazinin yıkılmasının ne kadar kolay olduğunu halka göstermek gerekmektedir.

Duvar yazılar: “Mahir, Hüseyin, Ulaş, Kurtuluşa Kadar Savaş”, “Tek Yol Devrim”, “Kızıldere’yi Unutmayacağız”, “Kahrolsun Oligarşik Dikta”, “Çayan seni unutmadık” ve “Ulaşlar Ölmez”…

Komandolar (MHP’ye yakınlığıyla bilinen):

Devlet adlı haftalık yayın organları var.

Grubun amacı: “Toplumda sağ ideolojinin gerçekleşmesini istiyorlar. En az 100 milyon nüfuslu bir Türkiye’nin kurulmasından yanadırlar. Bu yüzden de doğum kontrolüne karşıdırlar. Türkiye’de, komünizmin hızla yayıldığını iddia edip komünist tehlikeye karşı silahlı mücadeleyi önermekte ve silahlanmaktadırlar. Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışındaki Türklerin de esaretten kurtarılarak Milli bayrak altında toplanmasını istemektedirler.

Sloganları: “Tanrı Türkü Korusun”, “İşçi Fabrikaya Ortak”, “Vietnam Değil Türkistan”, “Başbuğ Türkeş”, “Kahrolsun Komünizm”, “Kızıl Köpeklere Ölüm”, “Komünistler Moskova’ya” ve “100 Milyonluk Türkiye”…

Akıncılar (Milli Selamet Partisi-MSP’ye yakın grup):

Yayın organı yok. Grubun amacı: Türkiye’de şeriata dayalı bir devlet kurulmasından yanadırlar. Şiddet hareketlerine karışmaktan, titizlikle kaçınmaktadırlar. Kur’an-ı Kerim esasına dayanan ve onu rehber edinen bir toplumun kurulmasından yanadırlar. Türkiye’de, ahlakın özellikle Atatürk ideolojisiyle büyük çapta dejenere edildiğine inanmaktadırlar. Ortak Pazar’a karşıdırlar. Milli Sanayiye, Milli Tarıma, İslam Ortak Pazar’a dayalı bir toplumdan yanadırlar.

Duvar yazıları: “Kurtuluş İslâm’dadır”, “ “Önderimiz Kur’an’dır”, “Milli Ahlak, Milli Görüş”, “Yeniden Büyük Türkiye”, “Tek Yol İslâm”, “Önce İman”, “Büyük Türkiye’ye Giden Yol İslâmdan Geçer”, “Önderimiz Kur’an Yolumuz İslâm” ve “İşçi Fabrikaya Ortak”…

Bu arada, örgütler birbirlerinin özellikle geceleri yazdıkları duvar yazılarına da müdahale ediyorlar.

“AP” yazan bir yazının başına S ekleyip “SAP” yapmak mı dersin, CHP’nin C’sini O yapıp, P’sini de A yapıp “OHA” yazan mı dersin, DİSK’in sonuna O ekleyip DİSKO yazan mı dersin, MHP’nin H ile P’sini değiştirip bir de X işareti koyup MARX yapan mı dersin, MSP’nin M’sinin önüne İ, P’sini A yazıp İMSAK yazan mı dersin, TSİP’in T’sinin önüne ve sonuna A yazıp ATSİPA yazan mı dersin, bir mücadeledir alıp başını gitmiş..

(Süleyman Boyoğlu)

Not: Gazetelerden yararlanarak hazırladığım bu yazıda, 1980 öncesi gruplar, özellikle 1977 yılına kadar bilinen gruplar ve onlarla ilgili bilgiler ve yorumları aktarabildim. Bu tarihten sonra da birçok grup oluştu. 1977 sonrası kurulan örgüt ve yayınları konusunda bilgiler edinebilirsem, onları da bu blokta yayınlamak istiyorum.